Tekil Mesaj gösterimi
  #4 (permalink)  
Alt 17-02-2008, 19:50
maria - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
maria maria isimli Üye şimdilik offline konumundadır
...
 
Üyelik Tarihi: 27-08-2007
Nerden: izmir
Mesajlar: 1,088
Aslına bakarsanız geçenlerde okumayı tamamladığım siyaset rejimler kitabında; hükmetmek üzerine belli rejimleri incelediğim vakit, ne Amerikan sisteminin ne İngiliz sisteminin ne de Rus sisteminin genel olarak yönetme ve iktidar açlığından uzak kalabildiğini düşündüm. Üstelik bu tip rejimlerin de kalabalıkları uyuşturmak adına (özellikle de Amerikan sistemi halka siyaset ve politika gibi "lüzumsuz" konularla kafalarını meşgul etmemelerini, bunu "erbâb"larına bırakmalarını öngörür) yönetenlerle-yönetilenler arasındaki uyumsuzluğun çoğunluklardan kaynaklanmadığını düşündüm. Avrupa daha çok "kişisel iktidara" duyulan gizli bir düşmanlıktan ötürü, nisbeten kralllara ve diktaralara biraz daha dirençli olmuş tarihte, bu da Fransız Devrimi'nin getirdiği bir siyasal felsefedir herhalde. Bizde böyle bir düşmanlıktan öte, gizil tutsaklık eğilimi var, özgürlükleri içselleştirme kültürümüzün naçarlığından olabilir.

Geçenlerde benim de şahit olduğum bir sohbette, bir arakdaşımızın bir kamu kuruluşunda şef oluşunun üzerine elimde çiçeğim tebriğime gidiyorum, sonra merak edip, hiyerarşik yapılarını soruyorum, işte kaç şef yardımcısı var, kaç memur var, kaç şef var, kaç müdür yardımcısı vs. Bizim "bankanın tamamı şef yardımcısı" diyor, "onun altı yok ki" diyor, gülüyorum içimden

İronik bir fıkraydı Erdoğan, söylenecek belki daha çok şey var bu burokratik şişkinlikle ilgili lakin benden şimdilik bu kadar olsun.
Alıntı ile Cevapla