Konu: Dekaloglar
Tekil Mesaj gösterimi
  #8 (permalink)  
Alt 17-02-2008, 07:22
maria - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
maria maria isimli Üye şimdilik offline konumundadır
...
 
Üyelik Tarihi: 27-08-2007
Nerden: izmir
Mesajlar: 1,088
Eyvah
Dogville forumunda da Eshquia'yı yakalamış bir süre oyalamıştım, Dekaloglarda da sizin kaderiniz bu olacak sanırım

Çok net kavradığınızı düşünüyorum Dekalog 3'ü.
Tümce on emirden üçüncüsü.
"Kutsal geceye saygı duyacaksın" -bencesi- kadına ithafen değil, erkeğe ithafen söylenmiştir.
Kadının kaybettiği bir şey yok gecede, çünkü o her şeyi 3 yıl evvel zaten kaybetmiş, hatta gece için "kazanımından" bile bahsedebiliriz, neyi kazandı; adamı ailesinden öyle bir gecede ayırarak, adama diyet ödetti ve bu diyeti 3 yıl önceki hesap için ödetti; yani kazançlı.
Köşeden erkek çıkarsa gününün güzel geçeceği "oyununda" kazandı.

Erkek neyi kaybetti; eşinin durumdan haberdar olduğunu öğrendi. Aldattığının -bilindiğini- öğrendi. Aldatmasının vicdanî diyetini hem eşine, hem de kadına aynı gece ödedi.

"Defalarca üzerinden bir kamyon geçmesini istedim"
Aslında zarar vermek istediği bizzat kendisidir kadının, intihar etme psikolojisi karşı tarafa saldırganlık olarak da vûku bulabiliyor.

Sokakların, acil servislerin, tünellerin, tren garlarının yani şehrin ıssızlığı; kadının yalnızlığını imgeledi bir bütün olarak bana. Kadının bunak halasına gidişi de, kadının gelecek korkusunu, uyuklayan halada kendi geleceği görmesini ve böylesi bir "oyuna" kalkışmasını.
"İnsanlar noel gecesinde evine kapanıyor ve perdelerini çekiyorlar...!"
Güvenli, konforlu evler kalabalık, ailelerle dolu gece ayinleri şenlikli; lakin yalnızlık hep tek başınalık, hep bir başınalık ıssız, ıpıssız...

Aslında 50 dakikalık kısacık filmlerde -hem de yüzeyden bakmayan için- son derece sıradan bir öykünün esinleteceği ne çok var. Dekalog'ların böylesi bir etkisi var işte.

İstasyondaki «beyaz giysili» -hani tren raylarına bakan- adamı fark ettiniz mi Ucuzfilm?
O bütün Dekaloglarda mutlaka var, birçok kişi beyazlı adamın Kieslowski (okunuşu Keşlovski Türkçe'de) olabileceğini söylüyor.
Tüm birbirinden ayrı oyuncular ve olaylar'ı bağlayan temel üç öğe var; bulundukları site (kadının apartman dairesi) ve tüm bu birbirinden bağımsız gibi görünen insanlık öykülerine adeta tanıklık eden beyazlı adam.

Ha unutmadan "evim nerde, evim nerde" diye geçen bir adam vardı ya, hani çalı çırpı vari bir şeyleri sürüklüyordu, o adamın hikayesini ilerleyen bölümlerde göreceğiz.
Öyküleri birbirine bağlayan üçüncü unsur da bir diğer öyküdeki ana karekterin, diğer filmde çok kısa görünmesi; aynı sitede/blokta yaşadıklarını kanıtlayan cinsten. Üstelik bu kısacık görünen kişiliğin o anki ruhî durumu da, asıl filmdeki karekterinkiyle tam anlamıyla zıt oluyor. Bu ince ayarlamalar da yönetmene bakış açısından hayranlık uyandırıyor.

Müzikler'in hoşluğundan da bahsetmeden olmaz değil mi?
En az yönetmeni kadar başarılı film müzikleri Preisner imzası taşıyor...

Dekalog 4'ü de beraber irdeleyebilecek miyiz, yoksa gevezeliğime bir başka kurban mı bulmak zorunda kalacağım, haftaya göreceğiz.

Forumuma ilginiz beni mutlu etti Ucuzfilm, derinlikli konular üretebilmem adına referans olan bu kısa filmleri ortak bir ilgi alanıyla zenginleştirebilmek, paylaşımların en keyiflilerinden.
Alıntı ile Cevapla