|
Arada bir vasati akla sahip olduğumu vehmederim. Ama aptal olduğum duygusundan kendimi kurtaramam. Ben aklın katatgorize edilmesini doğru bulmam. Hemen herkeste benzer akıl olduğunu düşünürüm. Ama kişiyi sonradan akıllı veya aptal durumuna getiren, aklın ferdin bulunduğu çevre şartları içerisinde işlenmesi ile alâkalıdır. Mesela çok baskı altında büyüyen çocuklar, "Zeki" diye nitelendirilen bır durumda dahi olsalar, kendilerine güvensizliklerinden, çekingenliklerinden gerçek kapasitelerini yansıtamazlar.
Her ne kadar akıl ile ilintili olsa da yetenek daha farklıdır. Sahip olduğu aklı -olumlu/olumsuz- kullanmasını bilen her yer de kullanır. Köy de yaşıyorsa köyün, şehir de yaşıyor ise şehrin "Akıllı" ları arasında yer alır. Her insan akıl sahibidir. Ama herkes yetenek sahibi olamaz.
Söz gelimi, köyde yaşayan ve resme karşı çok yetenekli bir insan ilkokulu dahi okuma fırsatı bulamasa, köyünden pek fazla ayrılmayıp hep hasat/harman işleri ile uğraşsa, bu yetenek açığa çıkamaz, kaybolup gider.
Zekâ yerine bilerek akıl kelimesini kullandım. Benim anladığım; aklını hem kendisi, hem de içinde yaşadığı toplumun, hatta tüm insanlığın menfaatleri doğrultusunda kullananlar zeki, sadece kendisi veya içinde bulunduğu çıkar grubunun menfaatleri için kullananlar ise kurnazdır.
Türkiyede zannediyorum kurnaz çok, zeki insan az.
İnsanı parantez içine alarak gelişen her sistem, çökmeye mahkûmdur.
Konu Erdoğan tarafından (13-02-2008 Saat 13:36 ) değiştirilmiştir..
|