Sevgi Tatmin Olmakmıdır?
Genç bir erkeğin genç bir kadına ya da genç bir kadının genç bir erkeğe duyduğu sevgiden hep korkmuşumdur diyor Tolstoy ve sevgiyi üç'e ayırıyor.
Estetik sevgi, fedakar sevgi ve pratik sevgi.
İsimlerindende tahmin edebileceğiniz gibi estetik sevgi; sevgi duygusunun kendisine, bu duygunun güzelliğine ve ifadesine duyulan sevgidir. Bu şekilde seven insanlar, sevdikleri nesneyi, bu nesne bilincinden ve ifadesinden hoşlandıkları o duyguyu uyandırdığı sürece severler. Sevgi nesnelerini sık sık değiştirirler çünkü onların tek amacı bu estetik duygunun canlı tutulmasıdır.
Fedakar sevgi, sevdiği nesneyi düşünmekten çok her ne pahasına olursa olsun her türlü fedakarlığı göstermekten kaçınmayan bir sevgi türüdür. Sevgisini ispat edebilmek için yapamayacağım şey yoktur derler.
Sevdikleri şeye bağlılıklarını gösterebilmek adına ölümü bile göze alırlar ama günlük küçük ilgileri ihmal ederler.
Pratik sevgi, sevilenin bütün ihtiyaçlarını, arzularını kaprislerini ve hatta kötü eğilimlerini bile tatmin etme isteğinden ibarettir. Böyle seven insanlar yaşam boyu severler. Sevgilerini pek kelimelere dökmezler ve döktükleri vakit bunu becerikli bir şekilde değil uysal ve beceriksizce yaparlar.
Hafta sonları denize gidip dalgaları izlemeyi seviyorsanız ve bunu bir alışkanlık haline getirdiyseniz bunun adıda sevgimidir?
Yani dalganın karaya vurduğunda çıkardığı köpüklerinin dağılışını izlerken ya da hışırtısını dinlerken bile bunda tatmin olma duygusu yokmudur? Bir kadını yada erkeği seviyorsanız da bu böyledir değişmez. Sevgi=tatmin olmakmıdır yani?
Bir insanı sevmekle başlayacak herşey lafı kocaman bir yalan değilmidir öyleyse? Yani bir insanı sevmenin bize katacağı tatmin duygusuyla(yaşama sevinciyle) hayata olan bakış açımız değişecektir.
Yaşamak sanırım birazda tatmin olmak demektir. Tatmin olabilmek için insanlar en temel duyguyu yani sevgiyi bile farklı farklı gösteriyorlar.
Ya yaşadığımız bu büyük evren çok acımasız ya da bu mucizevi evrenin birer parçası olan bizler yeterince iyi değiliz ve biraz benciliz. Bir başka olasılık, kötülüklere iyilikten daha çok duyarlıyız.
|