kedilik yaptım, bıraktım piliçleri kendi haline, kendi yağlarında kavrulsunlar artık, bilmiyorum deddim sık sık, müdürüm beni ısırmaya kalktı, kolu bende kaldı, sona o nada bilmyiorum dedim

gittiğin yerde lazım olur ben sana öğreteyim dedi (tehdide bak yav) ne dediğimi diyemiycem formdan atılırım kesin

) olmadı bu sefer kıyamayacağım (piyangonun ona vurmasına hiç gerek yok) birini araya aldı, eh bende bu sefer sinir oldum kendimi de öteki arkadaşı da aldım ortadan, topun ağzına başkasını yerleştirdim, müdürüm yine olmadı ya yine hamlen bumerang gibin sana döndü

, oh işte oh, başka ne yaptım, bugün bişi yapmamışım aslında, ne üzücü, gidem ev felan arayam ben ya, oturmuşum burda, top karşılıyom , kaleciliğim gelişti burda, hayat işte ya kaleci oluyorsun ya forvet, yok mu başka seçenek, insanlar yaşlanıp emekli olunca köy hayatı isterler genelde, bundan mı acep, bilmem belli oluyomu ama kafam da bi hayli karışık, duygularımda bi aşk yok (şükür o da sırasını beklesin, böle iki arada bi derede olmaz) ordan oraya gider beynim, cık kafam at alıp eşek satar (bu uydu galiba buraya) yaz yaz bitmiyo, epey kağıt tükettim şu sıralar, bu çok şey olduğundn mı anlatacak yoksa benim iki kelimeyle anlatamamamı acaba

işte yine geldiler tırınım tırınım şarı söler oldum, alla alla bi de zeytin çekirdeklerini karafatma sanırsam oldum demek dimi ?
