|
Ve bende yine ısrarla aynı şeyi söylüyorum; imgeleme yapılan konu kişisel değil, genel bir konudur. Bunu bireye indirgemeyi yersiz buluyorum. Ancak seni tatmin edecekse senin de aşağı yukarı hedef alınan kitlenin içerisinde bulunabileceğini söyleyebilirim. Yani bu yazımın sonundaki soruya vereceğin yanıta bağlı. Yanıtı buraya yazmasan da olur cevabı kendine vermen kafidir. Bununla beraber görüyorum ki yazıyı yanlış yorumluyorsun. Yazıda hitap edilen kitle, sıçmayı gerekeceği yeri bilemeyecek, anlayamayacak ya da düşünemeyecek yetersizlikte değil, aksine her şeyin bilincinde. İşte vandalizm-anarşizm problemi bu düşüncede ortaya çıkıyor. Birey sıçmaması gereken yeri gayet iyi biliyor ancak birilerinin rahatsız olacağını bildiği halde umursamaz bir tavırla bu eyleminden geri kalmıyor. Neticesinde gördüğü tepki karşısında eylemi, özgürlüğün ya da anarşizmin kendisine verdiği bir hak olarak nitelendiriyor ve siteyi özgür olmamakla suçluyor. Soru şu: Tenere bu eylemlerde bulundu mu?
"Beni tanıyan herkesin size söyleyeceği gibi, makbul biri değilim. Kötü adamı sevdim hep, kanunsuzu, hergeleyi. İyi işleri olan sinek kaydı traşlı, kravatlı tiplerden hoşlanmam. Ümitsiz adamları severim, dişleri kırık, usları kırık, yolları kırık adamları. İlgimi çekerler. Küçük sürpriz ve patlamalarla doludurlar. Adi kadınlardan da hoşlanırım; çorapları sarkmış, makyajları akmış, sarhoş ve küfürbaz kadınlardan. Azizlerden çok sapkınlar ilgilendiriyor beni. Serserilerin yanında rahatımdır, çünkü ben de serseriyim. Kanun sevmem, ahlak sevmem, din sevmem, kural sevmem. Toplumun beni şekillendirmesinden hoşlanmam."
|