|
Sayın Erdoğan, aslına bakarsanız mevzu olan kayıkçı dövüşünü burada da hissetmeye başladım, fikirlerden öte kimin hangi tarafta olduğuna bakılarak münazara ediliyor ki, bu benim son derece uzak olmaya çalıştığım bir yöntem. Herhangi sağcı bir yazarın da bazen dürüst olabildiğine kanâat getirdim (mesela Namık Kemal Zeybek) herhangi solcu bir yazarın da aksine. Herkesten alınabilecek bir öz bir nektar olduğuna inancım, kişilerin tarafgirliğine ılımlı bakmamda etken. Bir tarih memuru olan sizin (ki fizikçi bir yeğenim vardır, ben ona fizikçi dedikçe fizik memuru diye düzeltir) tarihî çıkarımlarınızı okumaktan keyif alıyorum.
Velakin şu türban meselesine daha fazla dalmamak için kısa kesiyorum. Bilim ve din yanyana birbirilerini ikame edici özellikler taşımazlar. İnsanlık ilmî gelişmeler üzerine yükselir, din üzerine ise her daim karanlığa düşmüştür. Lakin bilimin de ortadan kaldırılıp (bknz. akıllı tasarım, nükleer enerji, savaş teknolojileri) burjuvasinin kucağına niyetlerine dair bir araç olarak tanzim edilmeye gayret edildiğini biliyoruz. Bize düşen ya büsbütün susmak ya da bundan sonra farklı bir «gerçeklik» penceresinden bakıp konuşmak olacaktır.
Bu konuları sitede defaatle konuştuk yazdık, artık bunun da üstüne çıkan bir bakış açısı olmaksızın "ne yapalabilir"i konuşmak bana beyhûde bir çaba olarak görünüyor.
Konu duarden tarafından (01-02-2008 Saat 18:18 ) değiştirilmiştir..
Sebep: konu ile alaksız kısmı çıkardım
|