|
İzlediğim en iyi korku filmlerindendi. Şöyle düzeltelim beni korkutan filmler listesinde ilk sırada yerini aldı. Yaklaşık iki ay etkisinden kurtulamadım. Geceleri uyurken zorluk çektim. Filmin ismini dahi duymak istemiyordum. Bana kalırsa iyi bir korku filmiydi. Sinemada eşim ve arkadaşlarla izledik. Hepimiz korktuk. Amatör oyunculuklar dışında bir eksisi yoktu. Japonya'da kısafilmler çeken ve ödüller toplayan yönetmenin ilk yerli filmine bana kalırsa haksızlık edildi. İzleyenler şunu inkar edemez sanıyorum. Mutfak, Banyo ve yatak sahnelerinde ardı ardına gelen bindirmeler birçoğumuza sinir boşaltması yaşatmıştır. Birde ses müthişti. Karacadağ sağlam bir kapı yakalamış ve oradan saldırmış. Bilinçaltımıza sağlam saldırmış.
Film uzakdoğu korku sinemasının etkisinde kalmış. Bu gerçek. Sadece şunu öğrendiğimde yıkıldım. Film "cevapsız arama"dan değil geçtiğimiz yıl hollywood versiyonu çekilen (orjinali yine bir japon korkusu olan ismini şu an hatırlayamadığım bir filmin) Nabız (Pulse)'dan esinlenmiş. Tabi orjinalinden!!!
Yakında yeni filmi "SEMUM" gösterime girecek. Afişini gördüm. Yine çok korkacağımı düşünüyorum.
Hasan Karacadağ sanıyorum takip edilmesi gereken yerli yönetmenler arasında olacak.
Kim dikti bu gökdelenleri
Ve neden en tepesindeyim sorgulamalarını bırakıp bir kenarı
Açıp kanatlarımı süzülüyorum şatoma doğru
Sakinliğime... Sakiliğime....
|