Tekil Mesaj gösterimi
  #2 (permalink)  
Alt 31-01-2008, 01:27
Tenere - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Tenere Tenere isimli Üye şimdilik offline konumundadır
harvester
 
Üyelik Tarihi: 03-01-2008
Yaş: 31
Mesajlar: 198
"Ya sev, ya da öl veya terket" militarizmi allanıp pullanıp "Cumhuriyet" diye yutturlmaya çalışılıyor . Hızla değişmekte olan dünya da, evrensel düşünceyi ve yeni fikirleri sürekli takip ederek kendini geliştirme çabası yerine, bilakayduşart bir "Lidere tapınma" mekanizması çalıştırılıyor.
Cumhuriyet diye bahsettiğin şeyin yutturulmaya çalışıldığından emin misin?Kim yapıyor bunu peki?Ayrıca demek istiyorsun ki akpnin getirdiği özgürlük, demokrasi,yenilikler,gelişmeler,kazanımlar vesaireyi takip etmek yerine Atatürk'e tapınma mekanizması çalıştırılıyor.bilakayduşart diye bir kelimeyi de ilk defa senden duyuyorum; bilakayduşart değil, bilakaydüşart diye bir kelime vardır ki o da tasviye anlamına gelir, alakasız olmuş biraz.
Merak ettim kimmiş bu Atatürk'e(adını ağzına almamaya özen gösterdiğin) tapınma mekanizmasını çalıştıranlar, butona basanlar.Ülkenin bütün kritik noktalarını ele geçirdi senin demokrasi manyağı kazanımcıların.Atatürk'ün adından, sanından ne kadar rahatsız olduğunuzu gerekçeleriyle sizden daha iyi bilirim ben.Anıtkabiri yıkmadan, milli bayramları kaldırmadan, Atatürk ismini yasaklamadan,laik sistemi bozmadan rahat yok size.Şevki yılmaz geldi aklıma komik insan evladı...''laiklik,kemalizm ve bütün şeytani düzenleri yıkmadan, binlerce kere hacca gitseniz de haclarınız kabul olmayacaktır...tekbiiir'' diye bir taraflarını yırtıyordu bir zamanlar çölün ortasında.
her düşünce sahibinin kendisini bulunduğu noktadan ifade edebilmesi için vardır. Değişik fikirler, kültürel anlayışlar ve farklı yaklaşımlar, zaman zaman toplumları içine düştüğü sıkıntılardan kurtarabilmek için bir alternatif olurken, bizde hala tek tip insan yetiştirme gayretleri inatla sürdürülmekte, farklılılara tahammülü olmayan "Çağdaş/Aydın"(!) insan tipi üretme konusunda azami çaba sarfedilmektedir.
Laiklik bir kez yıkılırsa asla ve asla o dediğin değişik fikirlerin dile getirilemeyeceğini göremeyecek kadar salak mı sence insanlar?Kimse cevap vermez mi sandın bu yazdığın absürd şeylere?Laikliğin uygulanmadığı ülkelerde, yani dinin etkilerinin yönetimde biraz fazlaca söz sahibi olduğu ülkelerde kaç tip insana, kaç değişik fikire, kaç farklı kültürel değere tahammül var onu söyler misin sen bi...sonra kaldığın yerden masallarını anlatırsın?Farklılıklara tahammül etmek gerek, alternatif fikirlere açık olmak gerek diyorsan, önce laikliğe sahip çıkacaksın.
Ben Cumhuriyetin ilk yılarında görülen Jakoben yaklaşımların, sn. Vural SAVAŞ tarafından ifade edilen "Militan Demokrasi" uygulamalarının, Demokrasinin sosyal/kültürel ve hatta ekonomik alt yapısı tamamlanıncaya kadar sistemi korumak adına sürdürüldüğününü düşünürken, hala cismen de yaşıyor olsaydı Mustafa Kemâl'in, daha demokratik açılımlara mürcat edip günümüzde ki siyasal yobazlığa sapmayacağını tahmin etmekteyim.
Cismen yaşamak ne demektir?Bu ne biçim bir dil kullanımıdır?Atatürk cisim değildir ''günümüzde ki'' değil, günümüzdeki(ki birleşik) yazmalısın Türkçe yazıyorsan.Yukarıda ve aşağıda da sürekli de, da bağlaçlarını saçmasapan, yerli-yersiz ve hatalı kullanmışsın.Neyse o kadarı beni ilgilendirmez, konuya döneyim ben.
Halkın anlamadığı/bilmediği ve sahip çıkmadığı hiç bir sistem demokrasi olamaz.
Halkın neyi bilip-bilmediğinden, neyi anlayıp-anlamadığından çok eminsin.Ben senin kadar emin değilim ama.Eğer bu halkın çoğunluğu benim de geçtiğim ilkokullardan geçtiyse, Cumhuriyet'in de ne olduğunu bilirler, Şeriat şirretinin de.Hala bilmeyenlerin de acilen öğrenmesinde fayda vardır kanaatimce.
Köyde ki çarıklının, kasabadaki yamalıklı elbise giyenlerin okuyup memleketin idaresi ile alâkakı söz söz söylemeye başlaması, hatta doğrudan yönetime katılma teşebbüsleri, bizde ki "yönetici elit"i rahatsız etti.
Bunları hangi olaya, döneme istinaden yazdığını açık bir şekilde yazar mısın.Ondan sonra cevap vereceğim bu yazdıklarına da.Üstü kapalı konuşmanın, yazmanın ne sana, ne de okuyanlara faydası var, öğrenemedin gitti bunu da.
1930 ların "Asr-ı Saadet" dönemini hayal edenler de aynen o şirketin sahipleri gibi davranıyorlar. Ele geçirdekleri konumu muhafaza etmek adına, kendi düşüncelerini kutsamak adına, menfaatlerine "Kemâlizm" diyerek tartışılmasının önüne geçiyor, karşı çıkanları "Hain/satılmış/uşak" nitelemeleri ile aşağılayıp sindiriyorlar. Tabi her yere kendileri ulaşamadıkları için başlarına tasmayı takıp besledikleri sadık bekçilerini "Ergenekon" oluşumlarıyla "Düşman" gördükleri insanların üzerine saldırtıyorlar.
Diyorsun ki; Atatürkçü görünen yönetici kitle(derin devlet gibi bişey kastediyorsun herhalde) ile milliyetçiler(köpek benzetmesi yaptıkların onlar oluyor sanırım) milletin canına okuyor, halkın kurtarıcısı akpye de zorluk çıkarıyor.Rahatsızım bu durumdan diyorsun yani, demek istediğin bunun gibi bir şey sanırım.
Halbuki Demokrasiden geriye dönüş artık mümkün görülmemektedir. Bundan iki asır evvel, bilim/teknoloji bu kadar gelişmediği için yönetici sınıfların ekonomik/siyasi ve askeri zaaflarını başkaları değerlendirler, bu nedenle de yönetimler sık sık el değiştirir idi. Şimdi bunu Muz cumhuriyetlerinde ki omzu bol yıldızlı generaller yapıyor. İpleri de ABD nin elinde. Bizde de meydana gelen ihtilallerin temelinde ABD etkisi olduğu bilinen bir gerçek. Türkiye de "Şeriat" isteyenlerin oranı % 7-8 civarındadır. Bir de bu oranlar artık o kadar da önem taşımaz. Çağın getirdiği bilgi birikimi ve örgütlenmeye, hatta arka plânındaki çok sağlam bir ekonomik desteğe sahip olmayan hiç bir oluşum, memleketin Demokrasiden başka taraflara yönelmesini sağlayacak bir değişimi gerçekleştiriemez. Demokrasiden geriye dönüş ihtimali sıfıra yakın konumdadır.
Demek komutanların ipleri ABD'nin elinde.Ayrıca artık demokrasiden dönüş de mümkün görülmüyor değil mi...hatta sıfıra yakın bu ihtimal sana göre.Anladım ben, senin gazın var, o yüzden MUZ Cumhuriyeti'ne falan kaydı aklın.

Bu kadar laubalilik yeter konumuza dönelim.Komutanların iplerinin ABD'nin elinde olduğunu iddia ediyorsun da bahsettiklerin artık Türkiye Cumhuriyeti Ordusu'nda yer almıyor bildiğim kadarıyla.12 Eylül'ü bu günlerde farkedenlerdensin sanırım sen de.Geçti ama merak etme, 28 sene geçti üzerinden bilmiyorum farkında mısın.ABD ve ipleri konusuna tekrar dönersek zırt-pırt Beyaz Saray'a, Bush'un toplarını yalamaya gidenlerden de bahsetmezsek ayıp etmiş oluruz bence.Ama yok, sen canlı, güncel suckerlar yerine tarihten bahsetmek istiyorsun, değiştirebileceksin çünkü tarihi.
Yazımın başında anlatmaya çalıştığım gibi, her insan Militarist/faşist baskıdan ve kimi siyasi düşünce sahiplerinin "Atatürk düşmanı/Hain" hakaretlerinden çekinmeden "Ben kemâlist değilim" diyebildiği, İslâmı bir inanaç/yaşama şekli olarak benimsemeyen insanlar da sıkıştığı nokta da, "Ben de müslümanım, benim ammemin de başı örtülü" veya Kemalist olmayanların, "Ben de kemalistim" riyakârlığına tevessül etmeden, kendilerini oldukları gibi ifade edebildikleri bir özgürlük ortamı sağlanmalıdır.
Şu paragrafın içinden çıkamadım ben, sen çıkabilecek misin acaba merak ediyorum.Ne demek istedin burda?Bu salatayı bi toparlayıp tekrar yazar mısın zahmet olmazsa.
Birbirimizin özgürlük alanlarına müdahele etmemeyi, kim olursa olsun her insanı aynı çizgiye getirme mecburiyetimizin olmadığını, bizim gibi düşünmeyenleri "Hain/Kafir/Uşak/Dinsiz" diye itham etmenin sadece...
Bu laikliktir.Bunlara önem veriyorsan laikliği öğrenmen,anlaman,özümsemen ve ona sahip çıkman gerekir.özetle söylediğin pek çok şey birbiri ile çelişiyor ve ortaya tatsız bir laf salatası çıkıyor yazdıklarından sadece.


I am an antichrist and I am an Anarchist...don't know what I want but I know how to get it.I wanna destroy the passer by cos I..I wanna be ANARCHY ! in TURKEY.

Konu Ebruli tarafından (01-02-2008 Saat 00:21 ) değiştirilmiştir.. Sebep: küfrün erdem olmadığını öğrenseniz iyi olur sn. tenere...
Alıntı ile Cevapla