Alıntı:
maria´isimli arızadan alıntı
Metniniz çok manidar Naftalin. Ama bir hususta takdir ettim sizi, iki gündür yazmadığınız foruma yazma cesareti göstermeniz sevindirici.
Şimdi ûslubun nasıl öznel bir belirleyici olduğunu size uzun uzun anlatacak değilim, ki son derece derinlikli bir edebî konudur aslında. Velakin yukarıda içerikten dem vuran kimi arkadaşları okuduğunuz üzre, ûslup da aynı özgürlükler alanına giriyor. İdeal ûslup ya da mutlak parametreleri olmadığı gibi zevklere göre şekilleniyor. Kimsenin bir diğerinin ûslubunu öteleme hakkı yoktur, olsa olsa beğenmeme hakkı vardır ki, öznel beğeniler de sahibini bağlar. Bu forumda fikirlerini hiç beğenmediğim ama ûslubuna hayran kaldığım insanlar oldu, fikirlerini beğenip de ûslubundan hazzetmediklerim de. Aynı şey benim için de geçerli.
Ki benim ûslupla ilgili ihtimamım edebî alandaki çabamdan kaynaklı bir durum.
Ama hiçbir koşulda bu onların ne demek istediklerine bakmamı engellemedi. Çünkü benim için en öncelikli olan neyin nasıl söylendiği değil, "ne" söylendiğidir. Tavsiyemdir Naftalin.
Kaldı ki burada herkesle ortak bir dil yakalamamız mümkün değil, herkesin içre ve dışra etkileyicileri başka başka; eğitim, yaş, kültür, içsel varoluşsal kaygılar, farkındalık vs vb vd. Burada yalnızca küfür ve hakaret konusunda ideal bir dil oluşturma mecburiyetimiz var, hepsi o. Ancak böylesi bir yönsemede birbirimizi uyarabiliriz de elbette. Yukarıda okuduğunuz sayfalarca forumda böyle bir hal, sizin deyiminizle "tarz" içine giren var mı?
"Daha yumuşak bir dil"den kastınız size göre daha yumuşak bir dil ise (ki öyle görünüyor) bunun bir ideali olmadığını, sizin ya da diğerlerinin keyfine göre de şekillenemeyeceğini takdir edersiniz ki, hepimizin kabullenmesi lazım.
Konunun özüyle de ilgili fikirlerinizi almak isterim, söylediklerinizden çıkarsayamadım da; kopyala-yapıştır metinlerin sıklıkla sitede yer almasını istiyor musunuz, yoksa karşı mısınız bu duruma?
|
Sn maria.
Sizde takdir edersiniz ki ben bu formun bakıcısı, kontrolü ya da benzeri biri değilim. Bir üyeyim sadece. Bu nedenle ve ayrıca (şu sıralar) kendime ayıracak vaktim kısıtlı olduğundan benim için öncelikli olan konulara ve işlere eğilmeyi tercih ediyorum, sanrım bunda da bir sakınca yok. Dolayısıyla benim için pek de önemli olmayan bir konuyu sürekli takip edip bir şeyler yazma zorunluluğum da yok. Aslında bir şeyler yazma zorunluluğum yok. Kopyala yapıştır konusu hakkında düşündüğüm ise; konunun kendisinden çok yazılan satırların, satır arasında bulunanlar daha çok dikkatimi çekti diyebilirim. Ve bunlardan biri de kullanılan dildi. Çok basit şekliyle şöyle diyeyim “küllüğü ver” demekle “küllüğü verir misin “demek arasında fark vardır ve her iki cümlenin sonucu (küllüğü vermek olsa da) farklıdır. Biri kalıcı olur diğeri kırıcı. Ve herkes , her zaman duygularını geri planda tutamayabilir, hal böyle olunca yanlış anlamalar daha çok olur. Anlaşmak için yazmıyorsak önemli değil tabi.
isteyen kopyalayıp yapıştırsın isteyen kendi yazsın, isteyen hiçbir şey yapmasın, beni bağlamıyor . keyfe göre şekillenecek bir durum olmadığından sanırım

ben istediğimi alıyorum istemediğimi bırakıyorum. Herkes kendinden sorumludur. Her an herkese laf yetiştirmek ya da öğreten adam modunda olmak gibi bir düşüncem yoktur. Formun her köşesini bilmek gibi bir iddiam da yoktur. Kısaca kafama göre takılıyorum, her yazımdan ya da cevaplamadığım bir sorudan ya da iddiadan dolayı yargılamak isteyen varsa yargılasın, hatta idam etsin, benim için bu kadar vakit harcayana da kabalık yapmam tabi ki

herkesin kendi keyfi bilir. oldukça uzun bir yazı oldu daha fazla uzatmayayım Nokta