|
Toplumsal belleğin birey belleğine etkileri adına manidar bir konu.
Ece Ayhan'ın «haklılığın ısrarı»yla bahsettiği de belki de budur. Bu zincirde topluma rağmen ya da toplum sayesinde, birey de kendine rağmen ve kendi sayesinde varoluşunu şekellendirecektir.
Mandeville'nin ahlak kurallarına bakışını severim; ahlak denen 'şey'in beşerin çıkarlarına uygun olduğu vakit uygulanabilir olduğunu, toplumsal ve genel bir ahlak tanımının içinin boş olabileceğini savunmuştur. Toplumsal ve genel bir ahlak bakışı gerçekten de kişi ile yine paralel gitmektedir; ama hangi kişiyle; çoğunlukla mı çoğulculukla mı...?
|