Alıntı:
maria´isimli arızadan alıntı
Kadın sığınma evlerinin Türkiye genelinde 700 kişilik kapasitesine karşılık bir yıl içinde 2007'de 72 bin kûsür fiziksel şiddete maruz kalan kadının polise başvurduğunu okumuştum. 700 «şanslı»nın (?) dışındaki 71 bin kûsur kadına polisin ne deyip de "aileyi koruduğunu" biliyoruz, malum.
Şimdi "aileyi korumak esasıyla" cinsel taciz ya da saldırı suçlarının gizil kalmasını ve bireyin şikayetine bağlı dava unsuru olması yasası aktif.
Yasayı değiştirmeden önce kimi sosyal hizmetleri iyileştirmek gerekiyor öncelikle, özetle. Lakin yine de Adalet Bakanlığı bu hususu değiştirme adına tartışma başlattı. Samimice mi? Hiç değil.
Emsal oluşturması için öncelikle yasanın değişmesi gerekiyor. Yasa değişikliğinden evvel de yapılması gereken onlarca, yüzlerce şey var. «Bilinç»ten bahsetmeyeceğim bile.
Özetle ben henüz böyle bir yasa değişikliğinin zamanı olduğunu düşünmüyorum. Olsa olsa ancak kentli bir avuç azınlık kadının/erkeğin faydalanabileceği ama diğerlerini son derece mağdur eden bir uygulama olacaktır kanaatindeyim.
|
aslında konuyla alakalı geniş bir bilgim yok, ama az çok tahmin edebiliyorum. Adalet Bakanlığı'nın magazin programıymış gibi konuyu tartışmaya açmasından belli oluyor

konuya göstermelik değil, kökünden çözümler üretilmeli ona da katılıyorum.
ancak "emsal" konusunda bi yanlış anlaşılma oldu. ben tacizcilerin ceza almamasını, başka potansiyel tacizciler görüp, nasılsa cezası yok diye sapıklık yapabilirler anlamında söylemiştim. 32 saat civarı uykusuzum, yanlış anlattıysam kusura bakmayın
