|
Ben burda bir çelişki görmüyorum. Burada sistemin emrettiklerini değil de keyiflerinin emrettiklerini yapmalarından bahsediyor sistemler içinde. Hiç bir sistemin mükemmel olmadığına,şeriatın ilkel ve günümüz kozmopolit toplumuna hitap edemeyecği ile ilgili görüşlerin şahsi görüşleriniz olduğundan eminim. Yani islam öncesi toplum kozmopolit değil miydi? Kimi yuhudiliği,kimi hristiyanlığı yaşadığını iddia ediyordu,bir kısmı da putlara tapıyordu. Al sana kozmopolit toplum. Onlara hitap ettiğne göre bize niye hitap edemiyor onu anlayamadım. Mecelleyi hazırlayan saltanattır. Zaten bu da bir kandırmacadır. Şeriatın kurallarını uygulamak kendi nefis ve menfaatlerine ağır gelenler,böyle çıkmaz sokaklarda yeni bir kurtuluş arayarak güya halkı kandırırlar sanki buralarda kurtuluş varmış gibi. Halbuki kurtuluş kendi nefislerine ve msnfaatlerine ağır geldiği için uygulamadıkları şeriatta olduğunu kendileri de bilirler ya işlerine gelmez. Aslında MECELLE bir çok yönüyle şeriata uygundur ama dedikya yazmak önemli değil yazılanı uygulamak önemli. Uygulamadıktan sonra yazsan ne fark eder. Düzeltecek olan yazma değil,tavizsiz uygulamadır. Güya bizim milletvekilleri de anayasa gereği yeminlerinde HALKIN MUTLULUĞU VE REHAHI İÇİN ÇALIŞACAĞIMA NAMUS VE ŞEREFİM ÜZERİNE diğe yemin ediyorlar. Şimdi finans kurumlarında paraları hortumlananlara kime verdiyseniz ondan alın diye kanun çıkarmak halkın mutluluğu için çalışmak mı? Halkın ekmek kapılarını üç kuruşa zenginlere peşkeş çekmek halkın mutluluğu için çalışmak mı? Yani anayasada devletin görevi halkın mutluluğu için çalışmaktır yazmak önemli değil ki. Nitekim biz yazmışız,uygulamadıktan sonra ne işe yarar. Sen yaz ama halkın mutlu olmaması için elinden geleni yap uygulamalarında. Halk hortumculardan çalınan paralarının alınıp kendilerine verilmesinden mutlu olmaz mı? Selamlar.
|