Tekil Mesaj gösterimi
  #36 (permalink)  
Alt 11-01-2008, 23:20
Tenere - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Tenere Tenere isimli Üye şimdilik offline konumundadır
harvester
 
Üyelik Tarihi: 03-01-2008
Yaş: 31
Mesajlar: 198
Kurt çocuk haberi güzelmiş teşekkür ederim link için.
Bir ateistin suya düşen birini kurtarmasını kabullenemiyorum anlamı çıkarmana şaşırdım.Ama şunu düşünüyorum; suya düşen kişi ile arasında hiçbir bağ olmayan, kurtarmasının kendisine herhangi bir menfaat sağlamayacağından emin olan kişi yine de kurtarmayı seçiyorsa diyorum ki; kişi bunu ya toplumdan öğrendiği doğrular çerçevesinde yapma gereği duyuyordur yada vicdan azabı duymamak için.Bunu söylemem o ateist kişi ben olsaydım kurtarmazdım anlamına gelmeyeceği gibi kurtarırdım anlamına da gelmez.Vicdan azabının temelinde de ya menfaat çatışması olabilir demiştim(ki sonra bunun yanlış olabileceğini anladım) veya korku olabilir demiştim.Vicdan azabının temelinde korku olması bana hala mantıklı(olmayabilesinden daha çok olabilesi) geliyor.
Bir insanın korku filmi gibi birşey yada işkence yada ölüm görüntüleri izlerken içinin burkulma hissi yaşaması da gayet normaldir bu bakımdan.İşte bu noktada birleşmişiz aslında.Kişi film izlerken yada bir canlıya eziyet edildiğini izlerken yapılan eylemden sorumlu değildir, yani yanlış birşey yapmıyordur, izlemek dışında hiç bir etkisi yoktur olaya...ama içi burkulur.Neden?Bence korku yüzünden.Ben saliselik görüntülerin bile kişide korkuyu tetiklemesinden ve duygusal tepkilere, tiksinti ve vicdan azabına sebep olduğundan bahsetmiştim.Bunun da sebebinin kendisine oluyormuş hissi(empati) olabileceğini söylemiştim.Başka bir sebepten de olabilir ama korku kesinlikle araştırmam gereken bir konudur bu düşüncelerden sonra diye düşünüyorum.Sen de film örneği ile bunu daha kolay anlaşılır biçimde örneklemişsin bence.
''Bir şeyi yapmanın yanlış olduğunu gerçekten anlarsan ya da bilirsen, o zaman yapmazsın. Eğer o yanlışı yapmışsan, onun yanlış bir şey olduğunu layıkıyla, derinden kavrayamamışsın demektir. Ancak ve ancak sorunun yanıtını bilirsek adil davranmaya mecbur kalırız der Sokrat. '' demişsin.
Bunu şöyle düzeltmek isterim kendi düşüncem gereği.Bir şeyi yapmanın sana göre yanlış olduğunu gerçekten anlarsan yada bilirsen, o zaman yapmazsın.Çünkü kişi kendininde korku(gerçek anlamda), tiksinti,iç burkulması hissettireceğine emin olduğu bir şeyi istese de yapamaz.(belki de kendi menfaatleri ile çatışacağını düşündüğü için, menfaat derken kişinin mantık yapısını koruma çabası da en temel menfaat ifadesidir...gene menfaat girdi devreye)Kişi şeyleri, kişinin kendisinden bağımsız olarak, şeylerin kendisinde asla bilemez.Bir şeyin mutlak iyi yada kötü olduğuna karar veremez.Çünkü kişi asla iyiliğine yada kötülüğüne karar vereceği şey olamaz.Kişi iyi, kötü, doğru, yanlış gibi kavramları asla objektif olarak ele alamaz.Bunu yapabilmek için bir an için bile olsa kendi varlığından bağımsız olması gerekir ki pratikte imkansızdır.iyi de kötü de subjektiftir diyorum bu yüzden de.Evrenle bütünleşmek diyenler, farkındalık diyenler, nirvanaya ulaşmak diyenler, meditasyon gibi şeyler diyenler olmuştur, olacaktır.Ama ne Evrensel Bilinç vardır ne de Evrensel Doğru.Çünkü bilimsel olarak ispatları söz konusu değildir ki bunları var kabul etmek bilimsel ilkeleri yadsımaktır ve inanç olarak adlandırılabilirler ancak.
''Ancak ve ancak sorunun yanıtını bilirsek adil davranmaya mecbur kalırız'' demiş Sokrates.Herhangi birşeyi bildikten sonra bildiğin şeyi bilmeye çalışmanın anlamı yoktur.Bu Tanrı'nın varlığına önce inanıp, sonra sorgulamak yani tümdengelim demektir.Bilim ise bunun tam tersi olan tümevarım ile işler denebilir.Sorgulayacağım, araştıracağım,mümkünse karşılaştıracağım ki; sorunun cevabını bulabileyim.Yoksa Evrensel doğru ve yanlışları kabul etmek, varlıklarına inanmak en kolayıdır.Günümüz Dünyası'nda kafasında bir bilimsel kıvılcım çakan kişinin sorduğu ilk şey ''ya öyle değilse?''(herhangi bildiğini sandığı şey hakkında) şeklindedir.


I am an antichrist and I am an Anarchist...don't know what I want but I know how to get it.I wanna destroy the passer by cos I..I wanna be ANARCHY ! in TURKEY.
Alıntı ile Cevapla