|
Elbette toplumdan izole edilerek yetiştirilen kişi pişmanlık gösteremeyecektir çünkü pişmanlık doğuştan gelse de en baştan dediğim gibi, edinilen bilgiler ışığında açığa çıkan bir değerdir. Yani orman kitabındaki çocuk ya da Tarzan hocamız bu değerin açığa çıkması için gerekli bilgiyi edinemez ise pişmanlık duyamaz. Bu da kötülüğün bilgisizlikten kaynaklandığını gösterir. Buna bilim ile çelişir diyemezsiniz çünkü eylemin iyi ya da kötü olması edinilen bilgiye göre değerlendirilir, kişi eylemin iyi mi yoksa kötü mü olduğunu edindiği bilgiler ışığında sorgular.
Vicdan sızısı ya da pişmanlığın doğuştan gelen kavramlar olduğunu söylemek psikoloji ile ilgisizdir anlamına gelmez. Kişinin edindiği bilgilerin ölçüsü dünyaya geldikten sonra yetiştiği sosyal çevredir. Duyacağı pişmanlığın ölçüsü yetiştiği toplumdan almış olduğu bilgidir.
Umarım bu kez duyduğun merakı dindirebilmişimdir.
"Beni tanıyan herkesin size söyleyeceği gibi, makbul biri değilim. Kötü adamı sevdim hep, kanunsuzu, hergeleyi. İyi işleri olan sinek kaydı traşlı, kravatlı tiplerden hoşlanmam. Ümitsiz adamları severim, dişleri kırık, usları kırık, yolları kırık adamları. İlgimi çekerler. Küçük sürpriz ve patlamalarla doludurlar. Adi kadınlardan da hoşlanırım; çorapları sarkmış, makyajları akmış, sarhoş ve küfürbaz kadınlardan. Azizlerden çok sapkınlar ilgilendiriyor beni. Serserilerin yanında rahatımdır, çünkü ben de serseriyim. Kanun sevmem, ahlak sevmem, din sevmem, kural sevmem. Toplumun beni şekillendirmesinden hoşlanmam."
|