|
Dörtnala gelip uzak Asya’dan
Akdeniz’e bir kısrak başı gibi uzanan
bu memleket, bizim
Bilekler kan içinde, dişler kenetli, ayaklar çıplak
ve ipek bir halıya benzeyen toprak
bu cehennem, bu cennet bizim
Kapansın el kapıları, bir daha açılmasın,
yok edin insanın insana olan kulluğunu,
bu davet bizim...
Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür
ve bir orman gibi kardeşçesine,
bu hasret bizim...
NAZIM HİKMET
Sundum ellerinize kalbimin tüm çiçeklerini, gitmek yerine.
Güneş gibi doğdu yüzüme geceleri ay, buz gibi ellerimle.
Gördüm, kördüğüm olduğumu
sonu gelmez masalları puslu şehrinde.
İçtim kana kana sularını zehirli nehirlerin gözümü kırpmadım bile.
Acıyor, duyuyor musun?
Kanıyor, içimde bir şey...
|