|
vicdan yada pişmanlık gibi şeylerin inanç kapsamı dışında(yani öyle olduğuna inanıyorum, o zaman öyledir) savunulabilmesi için ispat gereklidir.İspat da nasıl olabilir mesela, Platon'un dediğine benzer şekilde bir kişi doğumundan itibaren izole şekilde ve kendi doğasına bırakılarak, hiçbir şekilde müdehale etmeden büyütülür(ki bu çok zor belki de imkansız birşey), bu olmadı o durumda kişi bırakın pişmanlığın ne olduğunu bilmeyi yada pişman olmayı sosyal bir sürü içinde büyümüş bir kurt kadar bile zeka parıltısı, sorgulama bilinci gösteremeyecektir ki; yaptıklarını sorgulayıp, bunlardan dolayı pişman olsun.
Belki başka bir örnek verilebilir.''Orman'ın Kitabı'' hikayesindeki çocuk benzeri yada Tarzan benzeri biri düşünelim.İnsan dışında bir tür yada türlerin sosyal yaşantısına uyum sağlamış(bu da çok zor bir şey gerçi de) bir bireyde vicdan yada pişmanlık görülebilir mi, görülemez mi incelenebilir belki.
Sanıyorum ki şuana kadar vicdan yada pişmanlığın doğuştan gelen, sosyal çevreyle, kültürle,şekillenen psikoloji ile ilgisi olmayan kavramlar olduğunu söylemek çok iddialı bir söylem olur.Böyle düşünmene sebep olan şeyi yada şeyleri merak ediyorum.
Mağara konusunda Platon'un dolaylı olarak anlattığı, gönderme yaptığı şeyleri(şey daha doğrusu, idealar evreni) ise hikayeyi bazı durumlara uyarlanabilecek(ve bazı durumlara da uyarlanamayacak) bir konsept, şablon yada etkili anlatım örneği veya sanat olarak kabul etmek kısmına katılabilirim ben de evet.İdealar Evreni odaklı yazılar, hikayeler, örnekler, sanat eserleri benim için felsefi bir değer taşımazlar.Ancak sözün, anlatılanın sanatsal değerini gözardı etmek de anlamsız olur tabi.
I am an antichrist and I am an Anarchist...don't know what I want but I know how to get it.I wanna destroy the passer by cos I..I wanna be ANARCHY ! in TURKEY.
|