Tekil Mesaj gösterimi
  #22 (permalink)  
Alt 09-01-2008, 13:35
Erdoğan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Erdoğan Erdoğan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 31-12-2007
Mesajlar: 210
Sayın maria,

Felsefi konular da beni muhatap kabul edip yazmanız, nezâketiniz ve inceliğinizdir. Arz etmiştim. Bu alan da sizinle belli bir seviye de tartışacak/paylaşacak ölçü de, kendimi ehil görmüyorum. Ben sadece bazı kavramların algılanması/anlaşılması noktasında ki farklıklarımıza vurgu maksadıyla, "kem-küm" etme gayreti içerisinde idim. Sonra gördüm ki, siz her kavramın arka planında bir bilimsel/fesefi alt yapı arayıp, bilimin olmazsa olmaz kuşkuculuğu ile yaklaşım sergilerken, ben atadan dede den kalma kültürel mirasın temel öğelerini karşınıza "veri"(!) diye çıkarıyorum. Bu mevzu da yaptığım yanlışı yüzüme vurmak yerine, satır aralarında kibarca anlatıyorsunuz, teşekkür ederim. Yaptığınız paylaşım, "Lafı nasılda oturttum" türünden bir ego tatmininden çok öte, konuları dağıtmadan ve kavram kargaşasına girmeden, net ve anlayabileceğim türde cevaplar içeriyor. Bu, size olan saygımı artırıyor.

Mesajların amacının karşıdakini "Hizaya getirme" misyonunda veya "Allah yok" diyene "Haşa de ulan" düzeyinde olmaması, belli bir seviyede götürülmesi, farklı düşünen insanları aynı çizgiye getirmese de,-ki böyle bir mecburiyet te yoktur- bir birlerini anlamalarına, oldukları gibi kabul etmelerine yol açarken, daha sağlıklı bir diyalog kültürü oluşturmamızı sağlamakta, aynı zaman da yazılanlardan isitfade imkânlarını da artırmaktadır.

"...Berk'e sormuşsunuz Erdoğan, ben kendi adıma yanıt vermek istiyorum; Dostoyevski "tüm insanlık durumları için tüm insanlara karşı sorumluyuz" der; Vatan'a bir borcum olduğunu düşünmüyorum, ama insanlığa borcumu ömrüm yettiğince kendi küçük kişisel tarihimde ödeme gayretkeşliğindeyim..."

Elbette. İnsanlığın bu gün ki bilgi/bilinç düzeyine ulaşmasında katkısı olan her kişiye borcumuz vardır. Mevzu, "Vatanseverlik" olduğu için ben daha dar anlamda düşünmüştüm. Bu noktada getirdiğiniz yaklaşım, -belki de sizin çok eleştirdiğinz kültürel baskılar nedeniyle- zihnim de oluşmayan bazı düşüncelerin filizlenmesine yol açtı. Öğreniyorum sayın maria. Kompleks yapmadan kişiselleştirmeden, başkalarının rencide edici yaklaşım ve hitap tarzlarına aldırış etmeden, "Karizmayı çizdirme" korkusu taşımadan.

Evvelce de arz etmiştim; "Sanalda adamlık" peşinde değilim.Benimle aynı çizgi de olsun ya da olmasın insanlardan bir şeyler öğrenmeye ve şimdiye kadar öğrenebildiklerimi de, paylaşmaya çalışıyorum. Bir arkadaşa cevaben yazdığım gibi düşünebilmenin ağırlığının farkında olanlar, çilesini çekenler, başkalarıyla alay etme hafifliğine tenezzül etmezler. Diğer insanların zaaflarını, kendilerine basamak yapmazlar. İnsanın sırtına basarak, onu çiğneyerek elde edilen yükselme, psiko/sosyal anamda belli ölçü de menfaatler sağlıyor gibi görünse de, insan olabilmenin erdemleri açısından son derece alçaltıcı bir davranıştır. Bunu yapanlar hep baskısını hissettikleri aşağılık duygusunu "Bilimsel görünme"(!) çabasında törpüleme gayretinde, eski deyimle nefsini, günümüzde ki kullanıldığı biçimi ile ego'sunu tatmin için uğraşanlardır.

Artık daha az yazacağım ve konular hususunda seçici olacağım. Siyasi/tarihsel ve kültürel konularda belki bir şeyler yazabilirim. Ama felesefe alanında her ne olursa olsun yazacağımı sanmıyorum. Belki okuyup anlama gayreti içerisinde olabilirim. Ama yazmayacağım.

"Net çözümler" derken de sizi kastetmemiştim. Farklı konularda bazı yazıları okuduktan sonra bu sonuca vardım. Bir insanı kastettiğim de doğrudan kendisine hitap ettiğimi belirtecek şekilde yazarım. Dolambaçlı/imâlı cümleler kurmak adetim olmadığı gibi, pek de ahlâki bulmam.

Saygılarımla.


İnsanı parantez içine alarak gelişen her sistem, çökmeye mahkûmdur.

Konu Erdoğan tarafından (09-01-2008 Saat 13:53 ) değiştirilmiştir..
Alıntı ile Cevapla