Alıntı:
|
bide dalya ne oluyor ilk defa duyuyorumda
|
Dalya oyununu kısaca anlatmaya çalışayım gordion.
Ortaya düz taşlar üst üste dizilir. Kaç tane dizildiğini inan şuan anımsayamadım. İki grup olur. Gruplar sırayla ellerindeki top ile o taşları belli bir mesafeden yıkamaya çalışır. Taşlar yııldığı anda oyun başlar. Yıkan taraf oyuncuları etrafa dağılır. Diğer grup ellerindeki top ile onları vurmaya çalışırken onlarda boşlukları ve fırsatları değerlendirip yıkılan taşları tekrar üstüste dizmeye uğraşırlar. Tabii dizerken daha önce dizilenlerin devrildiği de olur. Topla vurulan oyun dışı kalır. Eğer taşları dizmeyi başarırlarsa oyunu kazanırlar. Ama dizemeden tek tek vurulurlarsa oyun kaybedilmiş olur.
Anlatırken oynadığımız bahçe geldi aklıma. Kocaman bir bahçeydi. Bizim yan apartmanımızın bahçesiydi. İçinde dut, ceviz ağaçları vardı. Ne hevesle oynardık. Gerçekten yazarken biyandan hüzünlendim biyandan gülümsedim. Cidden çocukluk yılları bambaşkaydı.
Alıntı:
|
Daisy çok güzel düşünmüşsün... Yazarken oldukça bir tebessüm ettim Hatta güldüm Sağolasın hatırlattığın için, arasıra hatırlamak lazım galiba
|
Teşekkürler ebruli gerçekten arasıra da olsa hatırlamak gerekiyor. Yitip giden birsürü değer ve duygular o yıllarımız içinde halen saklı...
Ve ben şimdiki ile kıyaslanmayacak kadar az imkanlarımız olmasına karşın, kendi çocukluk dönemimi daha şanslı görüyorum.