Tekil Mesaj gösterimi
  #10 (permalink)  
Alt 07-01-2008, 03:48
maria - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
maria maria isimli Üye şimdilik offline konumundadır
...
 
Üyelik Tarihi: 27-08-2007
Nerden: izmir
Mesajlar: 1,088
İnsanlık tarihinde hiçbir vakit yok ki yönetenlerle yönetilenlerin karşılıklı «ödün»lerle mücadelesi sürüp gitmesin. Bir istatistik aklımdan hiç çıkmaz; dünyanın altı yüz milyon insanının geliri üç en zenginine denktir. Bu bölüşüm hakkaniyetsizliği insanlık tarihiyle eş yaştadır sanırım. Örgütlenmenin en gereklilerinden sendikal yapılar bile erklerin hizmetinde ve kendi başlarına güç odakları. Olsa olsa yığınlar yerine, bilinçli bir avuç insanın köyü olabilir bahsettiğiniz vicdan ve irade sahibi köy Eshq, oysa Büyük Engizisyoncu metnini beraber okumuştuk Dogville forumunda, böyle bir avuç "iyi, saf, yürekli" insanın; yüzler, binler, milyonlar karşısındaki "kibri"ni de beraber irdelediğimizi anımsarım. Pür doğallığa ve iyi niyete inanmayanlardanım, beşer gücü eline geçirmek ya da elinde tutmak için aciz ve sonsuz bir savaş içinde, bireyse bu yığının içinde bigane ve ancak kendi küçük yaşamının hürlük mücadelesi için çırpınıyor. Özetle su akıyor ve yolunu buluyor, yolun gediğinin "doğru" ya da "yanlışlığını" irdelemektense, mevcut "yol" içerisinde sürüklenmeden tutunabilmek için kıyıcıklar keşfetmek de modern insanın son çaresi oluyor. Tabandan yayılabilecek bilinçli bir başkaldırıysa uzak bir ütopya olarak ufukta salınıyor. Tek kişilik/grupluk devrimlerse suyu kısa süreliğine hareketlendirmenin ötesinde devamlılığı sağlamıyor.
Kişinin tözünün mutlak iyilik ya da kötülükle oluşmadığını, kuzuluğun da kurtluğun da aynı özde beraber var olduğunu düşündüğüm için Anarşizm'in "saf, iyi, masum" insan önermesi bana da çok inandırıcı gelmiyor. Bu belirlenimsizlik de idealleri ancak teoriğe indirgiyor. Herşey yolundayken de "ibnelik" yapabilir yani beşer, mevcut potansiyeli böyle bir acziyeti taşıyor.

Goldman'a gelince; eylemde ve söylemde "bir" olan bu yürekli anarko kadını saygıyla anmamak olur mu? Özellikle de "erkek fahişeler" üzerine söyledikleri çarpıcı, kendisi de silah edinmek için para biriktirdiği zamanlarda fahişeliğe başvurmuş ve "cinselliğini satan"ın ahlakiliğini yargılamaktan beri durmuştur. Yukarıdaki makalede "orduyu" cinsel sapkınlık "kuluçkaları" olarak betimlemiş. Sistemin mi kişiyi, kişinin mi sistemi şekillendirdiği yumurta-tavuk tartışması kadar döngüsel. Ama amaç için araç'ları sorguladığı metinleri nihayetinde olgunluk döneminin en vurucu imgesidir.

Güncel bir başka ilgimi çeken nokta da «zorunlu askerlik» olan ülkelerde de "gereklilikten" söz edilebilir olması hâlâ; son dönemlerde tv.lerde bolca izlediğimiz yoksul ailelerin «şehit» verdiklerinde bir «kimlik» kazanmış olmanın verdiği coşkuyla vatan millet sakarya nutukları atmaları yakın bir örnek. Bu anlamda Erdoğan'ın bahsettiği gibi, askeri bir eylemin dini bir nişaneyle gürbüzleştirilmesindeki «iki yüzlülük» oldum olası beni de rahatsız etmiştir. (Adınız biraz karışıklık yaratabilir bu arada Erdoğan, bir 54 ekleseniz fena olmayacak gibi...:=))

Yine de bundan bir asır evvel yazılan makalenin hâlâ bir ütopya çığlığı attığını düşünmek olası. Ne yazık ki mevcut; ütopyaların uçucu/ içimize ferahlık veren hülyalı esansındaki irrasyonel tutumundansa, distopyalar içindeki rasyonel davranışları öncelememiz adına tokatlıyor. Ulus devletin, vatanseverliğin ve nihayet milliyetçiliğin «dönüşüm»ü konjonktürde başka "ehven-i şer"leri seçenek diye önümüze sunup, zihinleri bulanıklaştırıyor.

Cılız ve yalın bir soru da benden olsun kendini Anarşist olarak adleden arkadaşlara;
Peki ya mevcudu yıkıp yerine yapılandırabileceğiniz "şey"e inancınız ne kadar? İçimizde çokca bireyci anaşistlerin de varlığını sezdiğimden, hiçbir "yeni"den söz etmemek rasyonel midir?
(Özellikle de kapitalizmin dişlileri içerisinde lüks yaşamlarımızın peşinden koşarken, söylemde anarşist bir tavır sergilemek oldum olası bana pek inandırıcı gelmemiştir, kendimi hiçbir «ist» ya da «izm» ile sınırlandıramadığım için de «yüksek ve itibarlı» inançlarım olamadı ne yazık ki...)

"Hayatımızı nizam, ahlak ve doğruluk üzerine kurgulamaya çalışırken aslında gayet gösterişsiz başkaldırma, isyan ve anarşi zevklerini araç ediniriz"...Bir zamanlar Sartre forumunda yazmışım...

Not: Asi'nin bir başka forumda bir başka arkadaşı eleştirmesini anımsadım "kendi fikirlerini" yazmasını salık vermişti; kendisi de kopyala-yapıştır bir metni buraya taşımış, sağlık olsun, ben inanıyorum kendisinin de değerli fikirleri olduğuna, umarım bu kez inancım boşa çıkmaz. Forumda kalması sevindirici, böylelikle kendini "yalnız" hissetmeyecekler olacaktır, ne güzel...)
Alıntı ile Cevapla