Tekil Mesaj gösterimi
  #5 (permalink)  
Alt 06-01-2008, 07:06
Tenere - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Tenere Tenere isimli Üye şimdilik offline konumundadır
harvester
 
Üyelik Tarihi: 03-01-2008
Yaş: 30
Mesajlar: 198
ücra bir köşede bir köy düşünün çevreden tamamen bağımsız, izole.Köyde 150-200 insanın yaşadığını düşünün.Bu köyde 3 adam gücünde, bir vuruşta bir adamı öldürebilen iri kıyım birinin yaşadığını düşünün.Bu iri çocuk canı istediğinde cenının istediğini almakta, keyfine göre her şeyi yapmakta hiç zorlanmayacaktır.İşte anarşi bir bakış açısından budur.İyi midir; yoksa kötü müdür?Ne iyiye inanırım; ne kötüye.
Bu durumdan köylülerin rahatsız olduğunu ve iri kıyım arkadaşa karşı bir araya geldiğini, örgütlendiğini düşünün..tam bu noktada anarşi resmi olarak ortadan kalkar.Çünkü bir araya gelen insanlar belli kurallar, amaçlar ve menfaatler dahilinde bir araya gelmelerinin akabinde belirledikleri kuralları hemen topluma empoze ederler.Bu en basitinden sistemdir.Örgütlenmelerinin ve kurallar koyup, uygulamalarının birçok amacı vardır.Ama hepsi de menfaatlerini elde etmek yada edememek noktasında güçlerinin yetip yetmemesi ile ilgilidir.Yani aslında sistem denen şey evrimsel sürecin bir parçasıdır.Başta sadece insanların hayatlarını devam ettirebilmesi, kendini(yaşamlarını) koruyabilme amacıyla kaçınılmaz olarak doğmasına rağmen yine kaçınılmaz olarak kural koyucuların ve sistem uygulayıcılarının suistimaline ve tecavüzüne uğramaktadır.Kaçınılmaz olarak sınıf ayrımları sistemin kendiyle beraber doğmakta ve sistemin varlığı sürdükçe de çeşitlenerek, dönüşerek, artarak devam etmektedir.Bu her sistemin kendi seçilmişlerini yaratmak zorunda olduğu gerçeğidir.
Bu günlerde Dünya'ya baktığımızda gördüğümüz şudur.Dünya'nın kaderi az sayıdaki(kimilerine göre 12) ailenin, soyağacının ellerindedir.seçkin aileler tüm dünya üzerinde yaptırım gücüne sahiptirler.Kast sistemine benzer şekilde piramidin tepesinden tabanına doğru inildikçe artan sayıda seçkin azalan sayıdaki insan üzerinde yaptırım, güç, yetki sahibidir.
Mesele şudur.Dünya büyük bir köyken ilk örgütün kurulduğu, ilk seçilmişlerin peydah olduğu durum ile bu günkü durum arasında ne fark vardır?Köyler kent oldu, kentler ülke, ülkeler dünya, dünya tekrar köy.
Ama beterin de beteri olduğu gibi meselenin de daha büyük meselesi vardır elbette.Diğer soru da şudur ki; iri kıyım çocuğun çelimsizleri sömürdüğü Anarşi ile günümüz Sistemi(yada ilk sistem, yada sistem) arasındaki fark nedir?Bir fark vardır aslında.Anarşi ortamında en azından herşey herkes için göründüğü gibidir.Dost bellidir, düşman bellidir, güçlü bellidir güçsüz bellidir.Ama her sistem gölge oyunu ile Anarşizm oynama ve oynatma hakkını kendinde saklı tutar.


I am an antichrist and I am an Anarchist...don't know what I want but I know how to get it.I wanna destroy the passer by cos I..I wanna be ANARCHY ! in TURKEY.

Konu Tenere tarafından (06-01-2008 Saat 07:11 ) değiştirilmiştir..
Alıntı ile Cevapla