|
Sadece insanın değer yargıları vardır. Diğer canlılar varlıklarıyla ekolojik dengenin bir parçası olarak görünüyor. Bu değer yargıları tarihsel süreçte, gerek coğrafyanın, gerek ekonomik şartların ve gerekse siyasal yapılanmalarınn dayatması ile toplumlara göre farklı özelliklere de bürünebilmiştir. Subjektif bazı ahlâki öğeleri hariç tutacak olursak, Adalet, eşitlik, kardeşlik, insan hakları gibi değerler insanın yaşamasını anlamlandırırlar.Bilinçli biçim de sadece kendisi için değil başkaları içinde yaşayan bir tek insandır. Fakat diğer taraftan hırs ve ihtirasları için zulüm eden ve katliam yapan da insandır. Burada hayatları diğerlerinden farklı ve değerli kılan, ideallerdir.
Sonuç olarak sadece kendisi için değil, başkaları içinde bir şeyler yapmak isteyen insanların hayatları anlamlı ve değerlidir. Kendi menfaatlerini ölçü yapıp varlığını bu şekilde koruyup devam ettirmeye çalışanların ise, bir ot kadar kıymeti yoktur. Çünki ot dahi, varlığı ile ekolojik dengenin bir parçasıdır.
İnsanı parantez içine alarak gelişen her sistem, çökmeye mahkûmdur.
|