Metinlerinizin bazı parçacıkları, bana bazı şiir(cik)leri çağrıştırdı Sevgili Özlem, paylaşmak isterim.
Alıntı:
osslem´isimli arızadan alıntı
Biz o tahtanın üzerine,dik konulmuş domino taşları olmalıyız.Birbirimize çarparak birkaç saniye içinde harikalar yaratacak kadar muntazam
|
Şöyle demişim ben de yıllar evvel;
"
devrildik yan yana duran ağaçlar gibi
tutunduk düşerken
yılmadık birbirimizi devirmekten…"
Alıntı:
osslem´isimli arızadan alıntı
Küçükken,geceleri,uyumadan evvel,karanlıkta öylece tavanı izlerdim.
|
"
bazen anlamsız bakışlarla tavana bakmak da iyidir,
yaşamı anlamlı kılmaya yarar;
ama tavanda kalmak tehlikelidir."
Yine benden...
Alıntı:
osslem´isimli arızadan alıntı
Olmasını umduğum şeyler,olsalar da olmasalar da avuçlarımdan akıp giden hevesim kurban ediyor beni.
|
"
param olsa hevesim olmuyor
hevesim olsa param
yaptıklarını affettim
seninle gelmeyeceğim Attila İlhan"
Usta Attila İlhan'dan, "Ağustos Çıkmazı"dan bir kesit...
Alıntı:
osslem´isimli arızadan alıntı
Derin nefes al,bak buradasın.
Şayet gidersen..
Şayet..
Bir adım at.
Bak hala buradasın.
Şayet gelirsem.
Şimdi nefesini ver.
İşte buradasın.
|
"
atlarsam,düşmeden
kirli bir çaput dağılacak beyin kıvrımlarınıza"
Ve ben de "
buradayım, hep olmak istemediğim ve hep olduğum yerde" Sevgili Özlem, ne çok ortak düşümüz/kabusumuz varmış...!
Ve son söz, suya girmeden/ıslanmadan, kıyıcıklardan suyun tadını söyleyene itimat etmem. Hiçbir vakit de "iç bulantıları"dır bunlar deyip hafife almam ama tapmam da. Samimî ve insanî yanlarınızı paylaştığınız için de teşekkürü borç bilirim. Metinlerinizin devamını ruhunuz ve vaktiniz el verdikçe bekliyor olacağım...
"
Bulutun arkasında ıslanan" kıza sonsuz sevgiler...