Tekil Mesaj gösterimi
  #11 (permalink)  
Alt 17-12-2007, 22:04
fenasi fenasi isimli Üye şimdilik offline konumundadır
.........
 
Üyelik Tarihi: 21-08-2007
Yaş: 44
Mesajlar: 4,001
Blog Başlıkları: 1
Alıntı:
fatsalı´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
müslimde geçen hadiste türklerin özelliklerindende bahsediliyor...okuduğunuza göre bilirsiniz...sizce orda bahsedilen türkler ile biz türkler arasında bir benzerlik var mı?neredeyse yok gibi...
hadiste geçen türklerle çarpışılmadıkça kıyamet kopmayacaktır kısmı doğru...
hatta hadisin orjinalinde yani arapçasında da 'türki' adındaki kelime geçer türklerden bahsedilirken...ama ben yinede türklerin kurana ya da hadislere göre 'kafir' olduğunu düşünmüyorum...çünkü burada kaynak gösterdiğimiz kitaplarda peygamber(sav)'in istanbul hakkındaki hadiside mevcuttur...istanbulu fetheden komutan ve askerle ilgili..peygamberin övdüğü şehir,övdüğü komutan ve övdüğü asker...yok yok...bence türklere karşı ne kuran da ne de peygamberde bir önyargı kesinlikle yoktur...yoksa biz hayata 1 - 0 yenik başlamış oluruz ki bu benim inandığım allahın adaletinde yoktur...onun için kabullenemedim...
Sn. Fatsalı, salt Kuran ve hadis, tesir ve fıkıh kitapları ile bir şeyleri anlamak günümüzden bakınca yanıltıcı olabilir. O dönemde en zengin topraklar olan günümüz İran'ına sık sık Türk boylarının ve onların önlerine katıp sürüklediği diğer kavimlerin baskınlar yaptıklarını biliyoruz, bu talanların ve yağmaların yarattığı korku, kendiside bir tüccar olan ve uzun yıllar ticari seyahetler yapan Muhammed tarafından da canlı olarak dinlenme ihtimali oldukça yüksektir. Burda diğer hadisleri alarak kalabalık yapmak istemiyorum, ilgilenen yada merak eden İslamiyette Türkler sorunsalı adlı konudan takip edebilirler bir kısmını öğrenmek için, detaylı olarak bilgi edinmek isteyenler ise daha önce belirttiğm alimlerin kitaplarına bakabilirler. Muhammedin Türkler için yaptığı basık burunlu tarifi ondan yaklaşık olarak 1200 yıl önce Heredot tarafından yapılmıştır Türkler için örneğin. Özetle söyleyecek olursak, Arapların bir kısmının sık sık yağmaya uğradıkları ve savaştıkları Türkler hakkında hayırlı düşünmeleri normal değildir, kaldı ki bu düşüncenin yayılması ve taraftar bulmasıda çok muteberdir. Azerbaycanda ki Türkler ile Anadoluda ki Türkler arasında ki benzerlik kadar benzerlik olabilir ancak aramızda bence.

Muhammedin İstanbul ile ilgili hadisi tamamıyle Arap akınlarını motive eetmek için o dönemde söylenmiş bir methiyedir. İstanbul diye bildiğimiz yer aslında Roma İmparatorluğunun başkentidir. 12. YY da yaşamış olan Mevlananın Rumi (Romalı) sıfatını kullandığı kadar büyük bir çekiciliğe sahiptir üstelik, ondan 6 yüzyıl önce ki dönemde düşünün birde Romanın çekiciliğini, Türk yağmacıları tarafından hem batıdan hemde doğudan yıpratılan ve o dönemde güç kaybetmeye başlayan Roma (Bizans) İmp.luğu Arap akıncıları (Doğrusu talandır) tarafından kızıl elmadır o dönemin, unutulmasın ki Muhammedin sancaktarı, Eyüb-i Ensari bu hadisten takribi yanlış hatırlamıyorsam 30 yıl sonra Konstanipolis şehrinin surları dibinde savaşta ölümüştür. Araplarca bir çok kez kuşatılan Konstanipolis şehri, onlar tarafından değil ama söz konusu hadisten yüz yıllar sonra Türkler tarafından alınarak makus bir talihsizlik yaşanmıştır. Açık ve net olarak İstanbul hadisi Araplar için söylenmiştir. Muhammed'ten yaklaşık 100 yıl sonra gerçek anlamda bir devlet niteliğine bürünen İslam devleti ve içine aldığı Arap olmayan unsurların, Mevali olmaktan çıkmaya başlayıp hakim sınıfa dahil olmaya başlaması ile birlikte başlamıştır günümüze kadar gelen Arapların eşitlerin daha eşiti olduklarını dayatma isteği.

Dediğim gibi dönemin Tarihini bilmeden yorum yapmak, yanlış bir çok şeyi düşünmek ve algılamak demektir önceleyin, Türklerin hakkındaki diğer ayetler ve hadisler ışığında yüzlerce yıldır yapılan yorumlar hep aleyhine iken bizim kalkıp aksini iddia etmemiz abesle iştigaldir. Unutmadan aslında kavim değil ordaki gerçek sözcük ümmettir, Türkçeye tercüme edilirken günümüz Arapçası gibi düşünülüp günümüz ırk kavramı ile bakılarak, Kuran dili olan Kureyş lehçesi göz ardı edilmektedir.
Alıntı ile Cevapla