Olay ve Durum Öyküleri
Ukalalık olmasın ama bir iki giriş sözü söylemek lazım. -herkesin bildiği üzere- iki çeşit öykü vardır: olay öyküsü ve durum öyküsü.
*Durum öyküsü, duygulara, düşüncelere kişilik analizlerine vs ağırlık verir. Sosyal olgular ve kimi zaman da mesajlar ön plandadır. Kronolojik zaman geri plana düşer. Olay örgüsünden çok tema üzerinden öykü kurulur. (Sait Faik, Oscar Wilde öyküleri gibi)
*Olay öyküsü, giriş-gelişme-çözülme&sonuç gibi bir dizgi izler. Kronolojik zaman izlenir, geriye dönüşlerde "geriye dönüldüğünü" bilirsiniz-çok net fark edersiniz. Çoğunlukla birden, bir sürecin herhangi bir noktasından anlatıma başlar, sürecin en gerilimli-ilginç noktalarına yoğunlaşarak, düğümü çözer. (bu türün babası Maupassant'tır-300 öyküsünün neredeyse hepsi de Türkçe'ye çevrilmiştir ve 'sanırım' Sabahattin Ali ve Nihat Genç öyküleri de bu türe sokulabilir.)
Bunlar geyik bilgiler, açın wikipedia'yı vs bilginin hası var. Benim yazdığım kıtipiyoz bilgiye bakmayın. Benim esas amacım olay ve durum öykülerini tartışmak aslında.
Siz hangisini seviyorsunuz?
Kişilik tahlillerini, duygu ve düşünce anlatımlarını mı? Hızla gerilip-çözülen akıcı bir olay örgüsünün yalın anlatımını mı?
(Benim burda bu iki öykü türünü böyle karşıtlaştırdığımı gören bir edebiyatçı elinde kalın kitaplarla kovalar beni ama ben sıradan bir okuyucuyum, aklım bu kadarına yetiyor.)
Kesinlikle olay öyküsü seviyorum ve gelecekte hala kitap okunacaksa kısa olay öykülerinin en çok sevilen kitaplar arasında olacağını düşünüyorum. Çocuklara da ilk ve orta öğretimde Kaşağı, İlk Namaz vs yerine (evet Ömer Seyfettin'i hiç sevmem), heyecanlı ve akıcı olay öyküleri okutulmalı bana kalırsa.

1. Yalnızca Gnc Board'a üyeyim.
2. neoorog nickini kimsede görmedim ve 2000 yılından beri kullanıyorum.
Sevgi ve saygılarımla...
Konu neoorog tarafından (23-02-2007 Saat 21:50 ) değiştirilmiştir..
|