|
Anılar odasında geçmişin izlerini yoklarken, birden kapıya yaklaşan ayak seslerini duydu.
Kim olabilirdi? Kimseyi beklemiyordu. Üstelik hemen çıkması gerekiyordu. Kapısını bu saatte çalacak kadar samimi olacak ne arkadaşı, nede dostu vardı.
Sessizce kapıya doğru yaklaştı. Nefes bile almadan kapının dürbününden baktı. Ayak sesleri yaklaşıyordu. Sesler yaklaştıkca kalbide çıkacakmış gibi hızlı bir şekilde kim kim kim diye çarpıyordu. Ve birden bir karaltı görüldü. Heycanlı bir şekilde "kim bu tanımıyorum" dedi içinden. Sonra, "ne bu telaş, niye bu heyecan" diyerek kızdı kendine.
Küçükken de böyleydi. hem telaşlı hem meraklı.
|