|
Güçlüyü hizmet etmeye kendi istemi kandırır güçsüzü… Bu istem, daha güçsüzlere efendilik etmek ister de ondan… Vazgeçmek istemeyeceği tek hazdır bu…
Ve küçük, nasıl en küçüğün üstünde keyif sürebilmek, güç yürütebilmek için büyüğe boyun eğerse, en büyük de öyle boyun eğer de, güç uğruna hayatını tehlikeye atar…
En büyüğün boyun eğmesi, korkulu olanı, tehlikeyi göze almaktır… Ölüm için zar atmaktır…
Ve nerde özveri, hizmet ve sevgi bakışları varsa, orda efendi olma istemi de vardır… Güçsüz, dolambaçlı yollardan sokulur kaleye… Güçlünün ta bağrına… Ordan güç çalar…
Ve hayat kendisi, şu sırrı açtı bana… Bak dedi… ‘Ben hep kendini alt etmesi gerekenim…’
Doğru, siz ona doğurma istemi, ya da bir amaca daha yüksek, daha uzak, daha çeşitli bir şeye yönelmiş bir itki dersiniz… Ama bunların hepsi birdir… Bir tek sırdır…
Bunu yadsımaktansa, yok olurum daha iyi… Gerçek, nerde yok olma ve yaprak dökümü varsa, bakın orda hayat kıyar kendine… Güç uğruna!...
Uğraşma ve oluş ve amaç ve amaçlar çatışması olmam gerektiğini… Ah benim istemimin ne olduğunu sezen, bu istemin hangi eğri yollarda yürümesi gerektiğini de sezer!...
Ne yaratırsam yaratayım, yarattığımı ne denli seversem seveyim, çok geçmeden karşı koymam gerekir ona ve sevgime… Böyle ister benim istemim…
Sen dahi, ey gören kişi… Benim istemimin bir yolusun, bir ayak izisin ancak… Evet benim güç istemim senin gerçek isteminin ayaklarıyla dahi yürür!..
Gerçeği ‘var olma istemi’ ile vurmak isteyen, vuramamıştır elbette… Öyle bir istem yoktur da ondan…
Var olmayan isteyemez de ondan… Var olana gelince, daha ne varlığı ile çırpınsın!...
Ancak hayat olan yerde, istem de olur… Hayat istemi değil ama… Bak ne diyorum… Güç istemi!..
Canlı birçok şeyleri hayattan üstün tutar… Ama bu üstün tutmanın kendisinde dile gelen, güç istemidir!..
Hayat bunu öğretmişti bana bir zamanlar… Ben de yüreklerinizin bilmecesini bununla çözüyorum…
Gerçek size diyorum… Geçici olmayan iyi ve kötü yoktur!.. Onlar kendi isteğiyle, hep yeni baştan alt etmelidirler kendilerini…
Siz değerlerinizle, iyi ve kötü üstüne öğretilerinizle güç gösterirsiniz ey değer biçenler… Bu sizin gizli sevginizdir… Gönüllerinizin parıldaması, titremesi ve taşmasıdır…
Ama daha zorlu bir güç ve yeni bir alt etme doğar değerlerinizden… Onunla kırılır, yumurta ve yumurta kabuğu…
Ve iyi ile kötüde yaratıcı olmak isteyen… Gerçek önce yıkıcı olmak, değerleri parçalamak zorundadır…
En büyük kötü, en büyük iyiye vergidir böylece… Fakat o yaratıcı iyidir…
Kötü de olsa, bunu konuşalım ey en bilge kişiler… Susmak daha kötüdür; saklanan ve bütün gerçekler ağılı olurlar…
Bizim gerçeklerimizle parçalanabilen her şey, varsın parçalansın!.. Daha kurulacak nice evler var…
Böyle buyurdu Zerdüşt…
F.Nietzsche
|