Tekil Mesaj gösterimi
  #5 (permalink)  
Alt 02-12-2007, 17:32
CiNYoRiTa CiNYoRiTa isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Lethe..
 
Üyelik Tarihi: 30-09-2007
Mesajlar: 291
İslamiyet ve iman arasında inca bir cizgi vardır..İslamiyet tslim olmak Allah'a tarafgir olmak kabul etmektir..İman ise herhangi bir düşünüs gayret sonucunda Allah'ı kabul edip doğrulamaktır..Dinle hiçbir ilgisi olmayan bir kişi iman etmese de İslam’ın toPLuluk aile ya da hayatın farklı bir alanıyla ilgili hükümleri çok iyidir, güzeldir en doğrusudur diyerek hakkı teslim ederse “dinsiz Müslüman” gibi kulağımızın hiç alışık olmadığı bir sıfatla tanımlanıyor..Bundn daha şaşırtıcı olan ise gayrimüslim olan mümin tanımı..Bu tanım normal hayatta hepimiz için şapkayı önümüze koyup derin derin düşündürtecek nitelikte..Yani İslamın tüm iman gereklerine tümüyle iman eden ibadetlerini de yapan ama Kuranın bazı açık hükümlerine (bir hükmü bile olsaaa) itiraz eden bir insan bir anda gayrimüslim MüMin olma tehlikesiyle karşı karşıya kalabiliyor..Ben Kant'ın da dediği gibi tek meşru Allah'a inanç bizim kendi rızamısla kendimisi tabi kıldığımız ahlaki kanunlarla ilkelerle ulaştığımız Allah inancı olduğunu düşünüyorum..Ve diğer tanımlamaların anlamsız olduğu kanaatindeyim..İnsan kendi inancını icinde tasıyorsa bunun adınıda kendi koymalı..Yani müslüman ya da gayrimüslim olmak zorunda değiliz..
Alıntı ile Cevapla