|
Son dönemlerde basında «polisin şiddet» yanlısı haberlerinin çoğaldığını siz de fark ettiniz mi...?
Bir ara nasıl ki "kurtlar vadisi" vari diziler gündeme gelip de küçük polatcanlar çoğalınca ülkede, polis dizileri çekilmesinin bizzat içişlerince komut verildiğini düşünecek denli çok polis dizisi çekilmişti: Şimdi de yine birileri düğmeye bastı ve polis'i yıpratmaya yönelik söylem hortlatılıyor gibime geliyor. Yukarıdaki arkadaşa değil elbette sözlerim, sözüm tamamen meclisten dışarıya burada.
Polis Vazife Selahiyat Kanunu'nun genişletilmesiyle, kimi polislerimizin de 'bütün bu yerler babamın' edasıyla halka zulmettiklerini biliyorum, peki ya soru şu: tam olarak suçlu tek başına polis midir, «meslekî etik» bu ülkede kaç kurum ve/veya meslek kuruluşlarında tam manasıyla tıkır tıkır işlemektedir de, sürekli halkla dirsek teması olan emniyet kurumuna fatura çıkarılmaktadır. Kimse görevinin gereklerini yerine getirmediği için bahanelere sığınamaz nazarımda lakin sistem çürüklüğünü de bir/birkaç kuruma yaslamaya kalkışmak da büsbütün hatalı bir analiz olacaktır. Daha evvel de dedim, yineleyeyim; polisin psikolojik tetkikleri periyodik olarak yapılmadıkça, yetkileri kısıtlansın ya da genişletilsin halka arasındaki ilişki de hep açık olacak, bu tür nahoş olaylar da tekrarlanacaktır.
Kurtelması'nın arkadaşlarına geçmiş olsun dileklerimle...
|