«Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Haftası»yla ilgili değil yazacaklarım. Kadın sığınma evlerinin Türkiye genelinde 700 kişilik kapasitesine karşılık bir yıl içinde 72 bin kûsür fiziksel şiddete maruz kalan kadının polise başvurduğundan da söz etmeyeceğim uzun uzun. Suidi Arabistan, Afganistan, Pakistan, İran vs gibi ülkelerde «recm» (legal olarak taşlayarak öldürme cezası) var da, bizim kanunlarımızın nesi eksik diyenlere takdim ederim utançla:
"Yargıtay, seks teklifi eşi tarafından reddedilen kocanın işlediği cinayette tahrik indirimi istedi."
Kaynak:
Sekse ''hayır'' diyen kadın suçlu bulundu ! / HABER 3
Tabii ya...!
Nasıl unuturuz; bir zamanlar yasalarda hayat kadınlarına tecavüz suçunun üçte iki oranında indirime tabi tutulduğu bir ülkede, hangi «eşitlik ilkesi»nden söz edeceğiz. «İffetsiz» kadının yasalar önünde «iffetli» kadınlarla eşit sayılamayacağı gibi demokrasinin taban yaptığı zihniyetlerle; bir kadının da erkekle yasalar önünde eşit sayılmasına pek imkan yok gibi. (Hoş 1990'da Anayasa bu hükmü kaldırdı)
Şimdiyse Kocaeli'nde Yargıtay, cinsel teklifini reddettiği için maktul'ü öldüren kocası "tahrik" olduğu iddiasıyla cezaî indirime tabii tutulabiliyor; yorumsuz...!