İlginç bir makale bu. Buna benzer bir makaleyi sanıyorum Sevgili demett Focus'tan bir alıntıyla eklemişti siteye. Orada da belirttiğim gibi insanlığa katkı sunan kimi önemli şahsiyetlerin kişisel zaaflarıyla uğraşma eyleşi de biz cücelerin çenesini yoran cinsten. Bu makaleyi bir ironik eleştiri olarak algılardım algılamasına ama "sefalet" yaklaşımını itici buldum ilkten. Elbette Tanrılaştırıp tapınç merkezleri haline getirmemeli okur hiçbir beşeri lakin bunu Felsefe'ye mal etme kurnazlığı da biraz absürd kaçmış açıkçası. Nietzsche'nin çok eşli olduğunu okudum birçok yerde de mesela, Müjgan Halis söyledi diye de a-seksüel sanmayacağım illaki. Sartre'nin bir nevi "kadın korkusunu da" okuduğum hiçbir eserinde izine rastlamadığımı belirtmeliyim. Bu tür magazinsel sallamaların popülist bir yazın taktiğiyle kaleme alındığını ve kolay okunabilir bir kılıkla yazılıdığını ve kitlelere yutturulduğunu düşünüyorum. Ha yukarıdaki çıkarımlar eserlerinden alıntı ve derinlikli irdelemerle yapılsaydı, ciddi bir görünüme bürünüp "eleştirel" olabilirdi belki ama böylesi yazıp da ben yazdım oldu mantığına açıkçası karşıyım. Sizin de tek tek alıntıladığınız Sabah'ın ekinde yukarıdaki "bilgilerin" tek referansı Sıradışı Filozoflar adlı kitap. Nigel Rodgers-Mel Thompson yazmış kitabı. Kitabın arka kapak yazı ise şöyle "Kafası karışmışlar için felsefede bir rehber arayanlar uyarılmalıdır.
Felsefe bir yandan aydınlatırken bir yandan da yanlışa yönlendirebilir ve yanıltabilir." Bu kadar temelsiz altı boş bir önermeyle bana gelen bir kitabı okumaya bile değer bulmazdım örneğin bir okur olarak.
|