Onun derdi başka Asmara...)
Ben de diyorum birkaç gündür neden kulaklarım çınlamakta, taa Feyerabend'den kalmadır Berk Taçyıldız'ın bahsi, biraz basitleştirmiş ama kimileri de hakikaten dünyanın şeklini ispatlamaya yeltenmiş. Pek ayıp Berk Taçyıldız...)
Yalnız Feyerabend topiğinde hala birbirimizin ne demek istediğini net olarak anlayabilmiş sayılmayız. Ben yineleyerek "ne demek istediğimi", konuya yüzeyden dokunayım diyorum (velakin maria "apla"nın da ruhu yorgun bu sıra): Bilimsel bilgi değişebilir doğrulardır, doğru sorularla bilimsel bilgi çürütülebilir, ama bu çürütülen bilginin de yanlış bilgi olduğunu göstermez, evren sürekli değişim halindedir ve bu değişime paralel olarak doğrular da yeni ve başkaca doğrularla (diğer doğrular gelip onları çürütüne kadar) doğruluklarını korurlar; relativizmin sınırlarında.
Din ise böyle bir sorgulamaya kapı dahi aralamaz; o forumda da Nb. ve ben, bu forumda da yine yalnız başıma ben, bilimsel bilginin geniş sorgulama alanına henüz dahil olamamışken, dogmayla bilimi aynı kaba koyup ortaya lezzetli bir "görecelik" kuramı kokteyli çıkaramayacağımızı savunduk; toplumların ilkten aşması gereken husus budur, merdivenin ilk basamağını sağlam çakmadan beşeri ilimlerin sorgulanması sağır kalır, kaldı ki dinin, hiç...! Epistemolojik açıdan sizinle çatışır mıyız, yoksa -bu kez- birbirimizin ne demek istediğini anlar mıyız bilmiyorum...
Bilim; insanlara pratik ve zihni kimi temel sorunları adına teoriler üretir; başka bir deyişle doğayı modeller. Sürekli değişmekte olan (ve ne kadarına gelişme diyebiliriz, muamma) tamamlanmamış ve hiçbir zaman da tamamlanamayacak bilgiler sunar. Bilginin alımlanma ve uygulama sürecinde yaşama sunduğu kolaylıklar adına şüphemiz "bilim felsefesine" dair bir başka forumun konusu olsun.
Bu doğrultuda da diyebilirim ki, yeni bir tez ortaya atılana kadar dünyanın yuvarlak olduğu bilgisi "doğru"dur.
Şunu da sorayım "inançlarınızdan" bahsetmiştiniz (ben dogmatik inançlar olmadığını anlamıştım ama siz "inanç" deyince herkesin vasati aynı şeyi anladığını sandığınız için, beni bu doğrultuda yanıtlamıştınız): Kesin olarak bilebileceğiniz "şey"ler, inançlarınız mı (kendi keşif ya da icatlarınız mı), buna mı inanıyorsunuz? Tutucu olduğunuz herhangi bir düşünceniz var mı? (Merak ve kedi:P)
Peki ben de sizin konuyu basitleştirmenize benzer bir soru bırakıp ayrılayım siteden; iki nokta arasındaki en kısa uzaklık "doğru" mudur; doğru diye bir şey var mıdır, patatesin faydaları nelerdir...:P
Bu pilav daha çok su kaldırır...)
Yapmaya çalıştığınızı çok iyi algılıyorum; ikna etmeye değil kimi ezberleri bozup tartışmalara zenginlik katmaya çalışıyorsunuz, düşünme paradigmanızı sevdiğimi daha önce bir yerlerde daha yazmıştım değil mi.
Yorgun maria "apla"dan sofist/septik/nihilist küçük "kardeş"e selam ola...)
