|
Ben bey ya da hanım hitabını severim, kendimden yaşça küçük ve yeni tanıştığım birine de bu ifadeyi kullanırım, örneğin benden yaşça küçük çocuklarla çalıştığım zamanlarda onlara bey ya da hanım derdim, çok hoşlarına giderdi; aslında bu hitapla onlara mesafeyi koyup ciddiyetsiz davranamayacaklarına dair bir nevi mesaj da vermiş oluyorsunuz, bu da karşı tarafı silkeliyor. Bankada çalışan bir arkadaşım var, yurtdışında yaşayan vatandaşlarımızın parasını yatırdıkları bir banka -tahmin etmişsinizdir neresi-; bankoya kaykılıp "para çekeceydük" diyen ve sanki bankonun ardındaki memurun kişisel hesabına para hibe etmiş gibi tavır alan kimi cühela insanlarımız; arkadaşım da hemen "beyfendi ve hanımefendi" türü bir hitabeti seçtiğini, kimi diğer memur arkadaşlarının "bey amca, teyze" türü söylemlerle müşterilerin gevşek bir dile kayıp iyice lakayıt ve taşkın bir tavır aldıklarını gözlemlemiş.
Özel yaşamımda tanıştıklarımın hiçbirine abi-abla-teyze-amca demedim, benden otuz yaş büyük bile olsa adıyla hitap etmeyi severim; hatta bir ortamda kendisine "baba" diye hitap edilen yaşça büyük birinin bu hitaptan aslında hoşlanmadığını, ruhunun genç olduğunu bu sevecen hitabın onu rahatsız ettiğini farkettiğim de ilk adıyla ben hitap etmiştim.
Bana henüz abla diyen olmadı reel yaşamımda, velakin olursa sanırım hoşlanmam.
Akrabalarıma sıfatlarıyla, aile dostlarımızın tamamına da "amca ve teyze" dediğimi eklemek isterim.
"Abi" jargonu da hayli itici; ondan daha da itici olanı "yenge ya da enişte" jargonu.
|