|
Ve zıvanadan çıkmış
bağırdım
umutsuzluk
nedir
Kalbimde gizlenen
ölü bir fare
fare ölüyor
kovalanıyor
ve elimin içinde dünya ölüyor
yatmadan önce
üflenmiş eski mum
hastalık dünyanın ölümü
ben hastalığım
ben dünyanın ölümüyüm.
Kalpteki sessizlik
şiddetli rüzgarın darbesiyle
şakaklarım öldüresiye atıyor
ve bir yıldız ayaktaki iskeletimin içine
kayarak düşüyor
Siyah
sessizlik göğü ele geçiriyorum
siyah ağzım bir koldur
siyah
siyah alvelerle
bir duvarın üzerine yazmak
mezarlığın boş rüzgarı
kafamın içinde ıslık çalıyor.
Bir adımın çılgın sessizliğii
bir hıçkırığın sessizliği
dünya nerede gök nerede
ve yolunu yitirmiş gök
deliriyorum.
Dünyayı yanıltıyorum ve ölüyorum
onu unutuyorum ve gömüyorum
kemiklierimin mezarlığına.
Ey yok gözlerim
ölü kafalı.
Umut
ey benim tahta atım
karanlıklarda bir dev
tahta bir at üzerindeki
bu dev benim.
Yıldızlı gök
Kızkardeşim
Lanetli insanlar
yıldız sen ölümsün
büyük bir soğuğun ışığısın
yıldırımın yalnızlığı
sonunda insanın yokluğu
belleğimi boşaltıyorum
ıssız bir güneş
adı siliyor
yıldızı görüyorum
sessizliği donduruyor
bir kurt gibi uluyor
yere sırt üstü düşüyorum
beni öldürüyor onu keşfediyorum.
Ey mezarlığın dibinde
katıksız gecenin parmakları arasında
oynanan zarlar
güneş kuşlarının zarları
sarhoş tarlakuşunun sıçraması
geceden çıkan
bir ok gibi olan ben
ey kemiklerin saydamlığı
güneşten sarhoş olan kalbim
gecenin gönderidir.
“Nietzsche Üzerine”
|