Sayın Maria , Budacı ve Hint mistisizmi henüz Avrupa'da yaygınlaşmış olabilir ancak ben "istenç ve tasarım olarak dünya" kitabını yazarken de bu felsefeleri incelemiş olarak yazdığı yönünde bir hatırlanım içerisindeyim. Biyografisini okuduğum kitap şuan itibari ile yanımda değil. Bakacağım. Söylediğiniz doğru olabilir . Netleştirmiş olurum bende bu vesileyle bilgimi .
Kadınlar konusunda yazdıklarının sebebini evvela annesi ile olan ilişkilerinde aramak lazım sanırım. Annesi ile hep sorunlu olmuş Schopenhauer . Annesi edebiyat alanında Paris'te ün kazanırken Schopenhauer annesinin yazdıklarını "bayağı" olarak nitelendiriyor ve "bu kadar basit bir kadının bu kadar ünlü olması"na bozuluyor. Çok geç yaşlarda ünü bulmuş Schopenhauer daha üniversite yıllarında annesiyle bir kez daha kavga ediyor ve yaşamının sonuna kadar bir daha görüşmüyor .
Bu bilgiler ışığında kadınlara ateş püskürmesinde ve onları aşağılamasında bir şekilde annesinin rolü olduğuna eminim ama bunun oranını ve nedenlerini tam olarak bilmenin çok uzağım. İyi bir tarihi kurgu konusu aslında . Değerlendirilebilinir . Neden bu anlamda "Nietzsche ağladığında" türü bir "Schopenhauer Aşık ! " adlı bir roman yazılmasın !
Sayın Maria ne dersiniz ?