Tekil Mesaj gösterimi
  #8 (permalink)  
Alt 05-11-2007, 03:48
maria - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
maria maria isimli Üye şimdilik offline konumundadır
...
 
Üyelik Tarihi: 27-08-2007
Nerden: izmir
Mesajlar: 1,088
Nietzsche'nin üzerinde etkisi vardır, evet lakin Nietzsche'yle felsefesinin ayrıldığı çok mühim bir fark da vardır; Nietzsche'nin üstinsanı. Nietzsche yaşama bağlılığı, varoluşun hayatı gerçekleştirmek ve özgürleşmekle, istence sıkı sıkıya bağlı bir insan tipi yaratırken ve nihilizmle adeta çatışırken, Schopenhauer fazlasıyla hiççi bir boşlukta salınmayı ve acı ve kederden kaçmanın varoluşu gerçekleştirmek olduğunu öngörüyor. Nietzsche -bir nevi- 'öğüt'ler verirken daha çok Schopenhauer fikir veriyor; bu anlamda da Schopenhauer'dı açıkladığı düşünlerinden ötürü gerçek yaşantısında da model insan olarak görmeye çalışanlara da babayı veriyor...) (Bir ozan şiiri kadar şık olmayabilir, bir heykeltraş eseri kadar da güzel olmayabilir)

Berk T'ın söylediğine şöyle bir ek de yapmak istiyorum; Schopenhauer'un düşünce sistemi kurulduğu zamanlarda Budizm (ya da diğer Hint kökenli öğretiler) türü tanrısız dinler Avrupada çok yaygın/bilinen öğretiler değildi, Schopenhauer olsa olsa sistemini ayrıntılandırma/temellendirme aşamasında -ki otuzlarından sonra- Doğru felsefesine eğilmiştir.

Schopenhauer'la Hegel'in müzik ve şiiri, sanatın neresine konumlandırdığı (öncüllüğü ardıllığı anlamında) ilgi çekicidir. Bu belki de başlı başına başka bir forum konusu gerektirebilir, kısaca; Schopenhauer müziği "iç" öze yerleştirirken Hegel söz sanatlarıyla ilintili şiir ve benzerlerine daha ulvi bir yer tayin ediyor sanatta.

Obsesif-pesimist kişiliğiyle kendilerini ben de pek severim. Velakin kadınlar(aşkın metafiziği) hakkında temellendirmeye çalıştığı kimi fikirleri ziyadesiyle sivri de olsa Freud'un bilinçdışılık kavramına kaynaklık ettiğini de eklemek isterim.

Özellikle Tolstoy'un 'İtiraflarım'da; Buddha, Süleyman ve Schopenhauer'un varlıklı yaşamlarında -dünyevî zevkler içinde keyf çatarken- durup düşünüp bir anda yaşamın anlamını sorgulamaya iten varoluşsal kaygılarını dile getirişi yerindedir.

Aforizmik sözlerini arkadaşlar bol bol eklemişler/ekliyorlar, ben eksik kalayım dedim.
Alıntı ile Cevapla