Not: Kafa iyi iken yazılmıştır. Bütünlük biraz gevşek olabilir .
Çok güzel bir yazı asmara.
Gerçekten çok yorucu buluyorum mevcut algılama ve ayrımsama pratiklerini . Ancak bana öyle geliyor ki insanları bireyleştirmeye yönelik tüm iktisadi açılımlar bir yerde yetersiz kalacak . Yine ve yine kendi hayatının sorumluluğunu alamayan, bir başkasına devreden insancıklar çıkacak ve madalyonun diğer tarafındaki insancıklar kendilerini bir başkasına hükmü üzerinden olumlayacak.
Son derece zengin , kendi bağımsızlığını kazanmış kadınların "maço erkek" tutkusunu duyuyorum ve şaşırıyorum. Kadınların kendi ağızlarından "ideal erkek" tanımlamaları şayet tamamen popüler kültüre hitap amaçlı söylenmiyorsa durum vahim . İlla Nietzsche'nin dediği gibi kadına giderken yanımıza kırbaç mı almak gerekir diye soruyorum .
Bana kendi ayakları üzerinde durabilen kadınlar değerli geliyor . Kendine ait yargıları olan, kendine ait bir tarzı , ve yalnızlığı ... Yalnızlığına düşman bir kişi bence birey olamamış bir kişidir ve her an böyle bir kişiden bayağı bulduğum bir söz veya davranış beklerim .
Erkek ile kadın arasında ayrım koymak, davranış kuralları hatta nizamlar belirlemek totaliterizmdir. Totalterizmi besleyen unsurlar efendi olanı da köle olanı da nizamların kulu yapar. Erkek "erkekçe" davranmadığında "sen ne biçim erkeksin " denir. Hatta bazen ilişkilerde bazı kadınlarda ( bana bir kere denk geldi

Salak kafam ben denk gelmesine müsade ettim . ) "erkek dediğin" diyerek ,sizi manipule etmenin duygusal araçlarını kullanır.
Kadın ve erkek olmanın üzerinde, insanın özgürlük için çırpınanı makbuldür .
