"Eskisi gibi gidemeyecektir artık Türkiye. Ya sömürge olacaktır ya da bağımsız bir emekçi cumhuriyeti."
- "bağımsız bir emekçi cumhuriyeti" denilen şeyden olunca sömürü ortadan kalkacak mı ? Kalkmayacaksa "ya sömürge olacak"tan farkı ne olacaktır ? Türk'ün Türk'ü sömürmesi mi ? Ya da belki burjuvanın değil yüksek sınıf memur elitlerinin sömürmesidir ? Tabi tercihlere saygılıyım. İnsanların sömürücülerini seçme özgürlüğü de olmalı !
__________________________________________________ _______________
"günümüzde dünya çapında bir "karşı devrim" yaşanıyor. "Devrim" olarak yutturulan bir karşı devrim. Küresel burjuvazi (dünya oligarşisi de diyebiliriz), insanlığın 500 yıllık birikimine karşı savaş açmış durumda."
- Bu söyleme bakılırsa 1. cumhuriyetçilerde yazıda geçen "burjuva demokratik devrim"in sloganlarıyla daha eski bir birikime monarşiye karşı savaş açmış durumdaydı. Krallığa karşı burjuvacı oldular . Ama sistem kurudu, kartlaştı. Yeniliğinden gelen tüm elastikiyeti yozlaştı . Aristokratlara göre de aristokrasi en ileri aşama , burjuva siyaseti ise tarihte yozlaşmaydı. Ama aristokratların yozlaşma dediğine Cumhuriyetçiler sahip çıktı . Şimdi de iktidarın yozlaştırıcı etkisi altında yeni ilke ve görüşlere "gerici" diyorlar. Tarihin ironisi işte. Zamanın kralcılığı yıkan burjuva devrimcileri , şimdi burjuvaya karşı karşı-devrimci !
__________________________________________________ _______________
"Emek-sermaye çelişkisinin emek lehine çözülmesi ile sömürüsüz, sınıfsız bir uyum toplumu oluşacağı öngörülmüştü. Bu büyük insanlık idealleri, günümüzde biraz geri planda kaldı."
- Bİraz(!) geri kalmaktan daha beter oldu sanırım .
__________________________________________________ _______________
"Neo-liberal (kara) ütopya, sermayenin emekten kurtulma hayalidir. Emek-sermaye çelişkisinin sermaye lehine çözülmesi hayali. Ulus, vatan, sınır, devlet, üretim, bilim, bilinç, kuram, plan, örgüt, kanun, kural, ahlak, vicdan… bütün bu "zincir"lerden kurtulmuş, ipini koparmış bir sermaye"
- "kural,ahlak,vicdan" bunlara en çok dindarlar sahip çıkıyor. "Ulus,vatan,sınır,devlet" bunlar eksi burjuva devriminden kalma . "Bilinç, bilim" bunlarda yine eski burjuva felsefesinde ,birer aydınlanma çağı değerleri olarak merkezi bir değerdeydi... Eh zaman geçiyor tabi . Artık farklı tanımlanıyorlar. Deri değiştirmeyen yılan ölür . Birileri ise burjuvanın eski derilerinden kendine gocuk yapıyor.
__________________________________________________ _______________
"İnsanların örgütsüz kalabalıklara dönüştürülmesi ve bir çoban (küresel sermaye) tarafından güdülmesi…"
Örgütü kimler kimler güdecek acep ?
__________________________________________________ _______________
"Uluslar ortadan kaldırılacaktır. Nasıl? Ufalanarak, etnisitelere bölünerek. Yani halkların kardeşliği ve bütünleşmesi yönünde ileriye dönük olarak değil"
- Uluslar burjuva devrimlerinden önce yoktular . Yeni burjuva devrimi ise özünde etnikçi değil melezcidir. Dünya vatandaşlarının hür bir şekilde etkileşiminden (evlilik, diyalog, paylaşım vs...) yanadır. Etnikçilik ulusçuluğun arkaik bilinç altıdır. Küreselleşmenin değil.
__________________________________________________ _______________
" 'Çokluk'lar, 'İmparatorluk' adına 'devrim' yaptılar."
- O çokluklara halk deniyor sanırım . Ve halk çıkarını nerede görüyorsa oraya gider. Ama tabi "halkın çıkarını halktan iyi bilenler", yan gelip yatmış ve halkı yeterince "bilinçlendirme"miş olacaklar ki halklar pardon "çoğunluklar" böyle esmiş kafasına "imparator" adına devrim yapmış. Vallahi bunu yazıda bahsi geçen " Rusya'da, Doğu Avrupa'da, Yugoslavya'da, Balkanlar'da, Kafkasya'da, Orta Asya'da " yaşayan halka söyle bakalım ne oluyor !
__________________________________________________ _______________
"Ulus-devletler ortadan kaldırılacaktır. Nasıl? " (...) "Emeğin özgürleşmesi yönünde değil"
- Kemalist devlet kapitalizmi mi emeği özgürleştirecek , uluşçuluk mu ?
__________________________________________________ _______________
"Köylü ortadan kaldırılacaktır. Nasıl? Burjuva demokratik devrim anlamında toprağa ve beye bağımlılıktan kurtulup, sanayi devrimleri ile proleterleştirilerek değil; işsizleştirilerek, büyük kentlerin kenarlarındaki varoşlara tıkılmış eli ekmek tutmayan dilenci kalabalıklara dönüştürülerek. "
- Kara sabana "ilerleyerek" köylü istihdamında bir patlama yapma önerisi var sanırım. Sorabilsek söyleyecek de söyleyemiyor .
__________________________________________________ _______________
"Ezilen dünyadaki ulusal burjuvaziler ortadan kaldırılacaktır. Nasıl? Palazlanan kesimleri küresel burjuvazinin taşeronlarına dönüştürülürken, rekabet edemeyen kesimleri sınıf düşerek. "
- Ulusal burjuvaziyi yani "benim patronum"u ezdirmemeli tabi. Rekabet edemiyorsa da yokolmayı haketmiyor o. Biz duygusal milletiz; en azından öyle olduğumuz söyleniyor. Kıyamayız biz. Bağış toplarız , vakıf kurarız, gerekirse herbirimiz Erol Manisalı olur yine de rekabet edemeyen burjuvamızı kalkındırırız. Metin olsunlar , rahat uyusunlar .
__________________________________________________ _________________
"Küresel burjuvazinin bu ulus, devlet, ordu, sınıf, örgüt, bilim düşmanlığına nasıl 'ilericilik' ve 'demokratlık' atfedilebilir? "
- Atfedilemez ve atfettirmez de . Çünkü bizzat "ilerleme"nin de sorguya çekilmesidir yeni devrimci felsefe .
__________________________________________________ _________________
"1. hüsran: (...) Muhalefeti, soyut ve yukardan bir laiklik mücadelesiyle sınırladı."
- Bu tespit doğrudu .
__________________________________________________ _________________
"Türkiye'yi düzlemeye çalışan esas odak olan küresel burjuvazinin "halkçı ve demokrat görünümlü" bir ambalaja ihtiyacı var. I. Cumhuriyetin günümüz temsilcilerinin bu niteliklerini kaybedeli yıllar oldu. 50 yıldır halka karşı çok büyük suçlar işlediler ve son derece elit ve yukardan bir görüntüleri var. Bu nedenle yaptıkları girişimler bile geri tepiyor"
- Burada her ne kadar suç temsilcilere yönlendirilmişse de suç değişimin doğasına direnmeye çalışmaktır . Yeni olana göre eski , kuru , kart kaçmak yerine, yeniliğe yenilik katan, ona yön veren olabilmekti mesele .
__________________________________________________ _________________
"Kemalist Cumhuriyet, özellikle gençlik döneminde Türkiye'ye (hatta dünyaya) büyük katkılar yaptı, esin kaynakları oluşturdu ve miras bıraktı. Ama 1940'lardan sonra devrimci barutunu tüketti, dinamizmini yitirdi, halktan koptu, hatta giderek halk düşmanı bir karaktere büründü ve özellikle son 30 yıldır içi boşalmış bir kabuğa dönüştü. Bu kabuğun içini, son on yıllarda, 12 Martçılık, 12 Eylülcülük, Türk-İslam sentezleri, ırkçı milliyetçilikler, kontrgerillalar, gladyolar doldurdu."
-Haklı ancak eğer o barut tükenmeseydi , dinamik devrimler devam etseydi biz şimdi çoktan küresel sisteme tam entegre olup ona yön veren, yeniliğe yenilik katan güçlerden biriydik. Günün sıkıntısı değişime direnmenin yanlış şekilleri değil değişimin gerisinde kalmanın , bir gecikmişliğin sıkıntısıdır.
__________________________________________________ _________________
" Özellikle Sol saflarda, liberalizme, anarşizme, postmodernizme, vatansızlığa, köksüzlüğe, bilim ve Aydınlanma düşmanlığına, emekçiden kopukluğa karşı ideolojik mücadele verilmeli . "
-

Verin bakalım . Bilinçlendirin bizi ! İhtiyacımız var sizin bilincinize.
__________________________________________________ _________________
"Sistemin tüm bireycileştirme ve örgütsüzleştirme uygulamalarına karşın, yine de oldukça geniş bir kesimden söz ediyoruz: Sanayi proletaryası, kırdaki yoksul köylüler ve tarım işçileri, daha küçük işletmelerde (atölyelerde ve hizmet sektöründe) çalışan emekçiler, hizmet sektöründe ve kamu kurumlarında çalışan ve giderek emekçileşen geleneksel meslek sahipleri (memurlar, öğretmenler, mühendisler, doktorlar, teknik elemanlar, genç akademisyenler vb.)… Bunlar aynı zamanda Türkiye'nin aydınlık yüzüdür de."
- Türkiye'nin aydınlık yüzüymüş aydınlatılacak olan .

__________________________________________________ _________________
"Bu kesimlerin bir eli küçük burjuvazinin üst tabakalarına bir eli de varoşların işsiz kitlelerine uzanır."
- Mesela küçük burjuvanın üst tabakalarında biri dizüstü bilgisayarından ve diğer küreselleşmenin nimetlerinden internetten bu yazıyı okur ve birden aydınlık yüzünde daha da bir aydınlanma olur . "Hadi devrim yapalım"
