Tekil Mesaj gösterimi
  #3 (permalink)  
Alt 28-10-2007, 19:34
maria - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
maria maria isimli Üye şimdilik offline konumundadır
...
 
Üyelik Tarihi: 27-08-2007
Nerden: izmir
Mesajlar: 1,088
Alıntı:
Ender Helvacıoğlu´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
Bilim ortadan kaldırılacaktır. Nasıl? Ufalanarak, bütünsel ve kuramsal bakışını kaybedip din ile uzlaştırılarak. Küresel burjuvazinin çıkarlarını korumaya yönelik araçları oluşturan teknolojiye indirgenerek.
Akıllı tasarım, silahlanma, postmodern felsefeler...!

Alıntı:
Ender Helvacıoğlu´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
Doğru yere", yani ittifakın tam da göbeğine. "Ezilenden yana olmak", "mağduriyet", "fakirlik", "ahlak", "namus" gibi temaları kullanarak toplumun ezilen kesimlerini etkileyen İslamcı güçler, toplumun en sömürücü, en zengin, en yoz ve emekçilere en uzak kesimleriyle ittifak yapmış durumda. Halkçı ve devrimci bir odağın bu noktaya yapacağı vuruşlar etkili olabilir.
Mantıklı.
Amerikadan böylesine nefret eden bir halkın, Amerikan güdümündeki bir hükümete bu kadar çok oy akıtmasının altında da bu şiar yatıyor. Mağdur ve zenginle ortaklaşa bir politika güden erk sahiplerinin oyununa iyi bir vuruş şart sanıyorum.

Alıntı:
Ender Helvacıoğlu´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
Neo-liberal – Ilımlı İslam ittifakına dayalı bir iktidar ile karşı karşıyayız. Bu ittifak oldukça güçlü bir ideolojik hegemonya kurmuş bulunuyor. Fakat zayıf noktaları da var. Yumuşak karnı en güçlü gibi gözüktüğü yerde, yani bir ittifak olmasında. Bu ittifak doğru yerden doğru yere yapılacak vuruşlarla parçalanabilir.
"Doğru yerden" ibaresinin altını çiziyoruz; çünkü donmuş I. Cumhuriyetçi saflardan, yani asker-sivil elit kesimden gönderilen vuruşlar, bu ittifakı parçalamak bir yana birleştirdi
Ne yazık ki...(

Alıntı:
Ender Helvacıoğlu´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
Kemalist Cumhuriyet, özellikle gençlik döneminde Türkiye'ye (hatta dünyaya) büyük katkılar yaptı, esin kaynakları oluşturdu ve miras bıraktı. Ama 1940'lardan sonra devrimci barutunu tüketti, dinamizmini yitirdi, halktan koptu, hatta giderek halk düşmanı bir karaktere büründü ve özellikle son 30 yıldır içi boşalmış bir kabuğa dönüştü.
...
Kısacası, Türkiye'nin artık korunacak bir cumhuriyeti yok; ama oluşturulabilecek bir cumhuriyeti var. Sorun şu: Kim oluşturacak? Emperyalistler ve işbirlikçileri mi, yoksa emekçi halk mı? Nasıl bir cumhuriyet oluşacak? Küresel sermayeye entegre olmuş liberal-İslamcı bir TC mi, yoksa bir emekçi cumhuriyeti mi? Esas meydan savaşı bu noktada verilecek.
...
Özellikle Sol saflarda, liberalizme, anarşizme, postmodernizme, vatansızlığa, köksüzlüğe, bilim ve Aydınlanma düşmanlığına, emekçiden kopukluğa karşı ideolojik mücadele verilmeli.
Bir nevi yukarıda bahsedilen "kullaştırıcılık" yerine "köleleştirici" reçete sunulmuyor mu, anarşizmi ve postmdernizmi "başıbozukluk" olarak yansıtıp, Yeni Cumhuriyetçilerin nizam ve kaidelerine köleliği onanarak...?(Bu kısımda az biraz takıldım açıkçası)

Alıntı:
Ender Helvacıoğlu´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
Bu noktada verilecek bir ideolojik-kültürel mücadele "dışardan" ve "yukardan" yapılamaz. Halkı küçümseyen elitist tutumların başarı şansı olamaz. Dinsel düşünceye hiçbir taviz verilemez, ama bu soyut bir din düşmanlığı yapmak anlamına da gelmez.
Kemalist devrimin yaptığı gibi yani.

Alıntı:
Ender Helvacıoğlu´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
Türkiye'de geleceğe uzanmayan, sürekli geçmişe vurgu yapan korumacı bir stratejinin ezilen emekçi kitleleri kazanmasına olanak yok
Yazının tamamına sinmiş yeni bir devrim önerisini şu açıdan havada bir söylem olarak görüyorum; henüz Atatürk'ün devrimi içselleştirilememiş, uygulanamamış iken onu aşan bir yeni oluşumdan bahsetmek nicesi mantıklı oluyor ki? Aydınlığa giden yolda yapı taşlarının öncesi uygulanamamışken, sonrasını daha sağlam tesis etmek mümkün müdür?

Aslında birçok "aydın" görünümlü insan da bizzat büyük sermaye sahiplerinin kırıntılarıyla yetinmek durumunda kaldıkları için, kapitalizme karşı duruş içindedirler. Burjuvalardan nefret eden ama burjuva gibi yaşayan, onlar engel oldukları için onlara karşı kurtlaşan yine nihayi hedefin onlar gibi olmak olduğu bir kesimden söz etmek olası. Asıl bu kesimi ehilleştirilmeden bu kurtluk-kulluk-kölelik kıskacında başarı mümkün görünmüyor.

Makaleyi eklediğiniz için teşekkürler Asmara; hemen herkesin okumasını salık veriyorum, Ender Helvacıoğlu genel hatlarıyla devrim'i ve karşı devrim'i özetlemiş ve hayli yerinde analizler sunmuş.
Alıntı ile Cevapla