|
sorgulamasını bilen bir yüce gönlün haklı boynu büküklüğünden
bir sigar daha yak diyordum kendime
elbet devamı gelecektir den senin yaptıklarının da
dostlar ah dostluklar bırakmaz seni yarı yolda
iki el silah sesi duyuldu birden bir ateş sönüverdi
pervasızlığın rüzgarlarında
ya sen gönlüm? ne dedin kendine sen?
kavga yok bir daha, gideceğim az sonra uzaklara
ne dedin de duruldun sen? ölüyordun sen ölüyordun ey insan
hayat çok garip be sen doymuştanlıktan sen şişmanlıktan
bir silah sesi daha sana ey insan sana sen ağla
ben gidiyorum sen ağla ey yüce gönlüm
ölenler de insan değil miydi ki sanki
kırlangıç mıydı onlar sana sorarım sana
ulan azrail, delikanlılık mı lan bu yaptığın
neyse arkadaş şişirdim kafanı
tanrılar araştır ya kulum bak bakalım nolacak derken
git sorgusuz sual kabul et her şeyi yazık sana gönül
bir eskici var sokağın öbür yüzünde bir sokağın çıldırtan sessizliğinde
işte gidiyorsun ey yüce insanlık, imam dua etmesin başında
olsun be arkadaş git sen de uzaklara
zaten kimisi uzak değil mi bu filme alaycı pastaların paylaşımında
alaylarla ve alaylarla, geçer gider bir bahar daha
zordur sıradanlıktan kurtulmak, valla güzel şeyler bunlar, bir daha ve bir daha
|