Alıntı:
fenasi´isimli arızadan alıntı
Dün akşam başka bir konuda tartışırken gördüm bu iletiyi. Sevgili dostum sn. LYNX, seninle Nazizm ve Faşizm'in aynı şey olduğu konusundan, diğer bir çok konuya kadar tartışırken ve o konular ile diğer başka konularda da yazdığım gibi, şu anda ülkemizde İslami Faşist bir hükümet ve artık bunu içselleştiren bir kitle var diye yazmıştım. Bu noktada sizden ayrılarak kendi söylemimi sunmak isterim.
Zaten mevcut İslami faşist AKP hükümeti oylarını artırarak tekrar hükümete gelmiştir. AKP'nin faşistliğini tüm uluslararası kamuoyu gibi George W Buch da onamıştır. Türkiye'de tüm Dünyada olduğu gibi yükselen Faşizmin iktidarda olduğu bir ülkedir. Faşizm'in olduğu yerde de ırkçılık ve linç kültürü yükselen eğilimler olarak toplumumuzu tamamen ele geçirmek üzeredir.
Faşizm her zaman ki gibi, uşşağı olduğu emperyalist düzenin rahat sömürebilmesi için kanlı tezgahını açmıştır. AKP ise bu tezgahın uygulayıcısıdır. 16 yıldır Kuzey Irakta konuşlanan ABD ile palazlanan terör, halkın galeyanı ile tek hedef ilan edilerek (16 yıldır uyuyordun ey halkım), terörü oluşturan sebepler ve arkasındaki esas güç ABD hedeften çıkarılarak, Türkiye Cumhuriyetinin kazanımları ve Demokratik yaşam normları yavaş yavaş yıkılmak süretiyle, halk kuklalarla uğraşır hale getirilmiştir. 2002 yılında hemen hemen sıfırlanan terör olayları, günümüzde tüm zamanların en şiddetli kıyımını yaparken, hesap neden
sadece terörist kuklalara soruluyor, neden kuklaların efendisinin uşşağı olan AKP'ye sorulmuyor? neden kuklaları elinde bulunduran ABD'ye sorulmuyor? Ne zamandan beri bu ülkenin, bir aşiret reisinin dalga geçtiği ülke olduğunun farkına varamayan halkım kuklalarla uğraşırken, ülkem yavaş yavaş faşizme teslim oluyor. Faşizmin ayak sesleri yaklaşıyor...
|
Peki faşizan'lık nedir? Faşizan'lık için pek çok şey anlatılabilir. Örneğin sahte, alçakça ve her zaman kendini haklı nedenlere dayandıran ideolojik bir söylemdir. Savaşların bir tarafı iyi, yüce, kahraman ölülerden oluşurken diğer tarafı aşağılık, onursuz, pislik ölülerden oluşur... Faşizanlık için şu da söylenebilir: Bir propaganda taktiği ile kitlelerin duygularına oynayan bir iç-propaganda taktiği ile cahil, eğitimsiz insanların gözlerini döndürerek düşmanı olmayan biçimlere bürümek, hatta gerçek düşmanları kaybetmek bu iğrenç duygu büyüsüyle... Askerlerimiz öldü; hep birlikte içten üzüldük. Güneydoğu'nun en ucunda bir yerlerinde, sosyo-ekonomik terkedilmişliğin simgesi olan bir yerde oldu bu... ve biz yine yoksul halkın zavallı gençlerine ödetilen, onlara ait olmayan bir bedeli gördük ve elbette üzüldük; vatandaş olarak üzüldük ve daha iyisi insan olarak üzüldük. Şimdi yorumlar da tek sesi almaya başladı; en aklı başında kalemlerin bile bilinçdışından olsa gerek bir vatan müdafaasının duygusal sesini yansıtmaktan uzaklaşamayan yorumlar yapılmaya başlandı. Hepimiz, tüm sorumlu insanlar, elbette ülkelerini seviyorlar, elbette çocukları öldürülünce üzülüyorlar... ama işte sis var şimdi, ve öfkeli duygu sesleri karmaşık çözümlemeleri kaldıramaz şimdi, gereken kan şimdi... ama bu kan yıllardır akıyor, faşizan duygulanımlarında kanı kesmeye niyetli oluşumlara hizmet etmeye değil, kanı içerek, kandan beslenenlere yarayarak devam edeceğini düşünüyorum ey halkım. Hiçbir şekilde paranoyak düşünceler benim görüşlerimi ordumuza düşmanlığa götürmemeli... sadece önümüzde akmaya devam edecek kanın gerçek sorumluların karşısında olduğumu ve sn. fenasinin yukarıdaki yazısında belirttiği pkk olsun, akp olsun kuklalarının örttüğü perdeyi biraz olsun aralayabilmek amacım... tek ses, tek yürek mi insanlar şimdi? Bu tek yürek bütünüyle ülkemizin hizmetine adanmış yürekler mi? Saf, eğitimsiz halkımızın iyi niyetleri açısından öyle... ama ben önümüzdeki zaman için, büyük şüpheler içerisindeyim... görebildiğim en net şey: bir sis sadece.