|
nasıl özel bir değerdir ifade edilemez Ahmed Arif'de..yeryüzüne sunulan ender güzelliklerden..yeryüzünde kaç tane insan sewdasını dipsiz kuyulara, akan yıldıza,bir kibrit çöpüne warana diyor yaa orda bitiyorum işte adam sewdasını okyanusun en ıssız dalgasına düşmüş küçücük bir kibrit çöpüne anlatıyor yaa..yok yok bu adamı anlatmaya hacet yok zaten sustum ama ben en çok suskunu sewiyorum
Sus, kimseler duymasın,
Duymasın, ölürüm ha.
Aymışam yarı gece,
Seni bulmuşam sonra.
Seni, kaburgamın altın parçası.
Seni, dişlerinde elma kokusu
Bir daha hangi ana doğurur bizi?
Ruhum... Mısra çekiyorum haberin olsun.
Çarşıların en küçük meyhanesi bu,
Saçları yüzümde kardeş, çocuksu.
Derimizin altında o ölüm namussuzu...
Ve Ahmedin işi ilk rasgidiyor.
İlktir dost elinin hançersizliği...
Ağlıyor yeşil.
Rüya, bütün çektiğimiz.
Rüya kahrım, rüya zindan.
Nasıl da yılları buldu,
Bir mısra boyu maceram...
Bilmezler nasıl aradık birbirimizi,
Bilmezler nasıl sevdik,
İki yitik hasret,
İki parça can.
Çatladı yüreği çakmaktaşının,
Yağıyor gökkuşaklarının serinliğinde
Çağlardır boğulmuş bir su...
Yağıyor yeşil.
|