|
Hocam gelip konuyu saptırmak istiyorum biraz ,bu yolu daha önce yürümüş biri olarak belki bu yol sapması hoşunuza gitmeyebilir yada yeni manzarayla birlikte başka insanlar sizin gördüğünüz manzarayı sorabilir..
Şimdi bilinsiz bilişle idela insan olabiilmek kavramında öte. birey kendini nasıl biçimlendirir kavramına göz atmak istiyorum. Başkasın gözündeki değerine göre yani içten içe kendinden nefret eden varlık kendine tahammül eden birey(ler) karşısında 8kendin daha fazla satmak adına) eğilip bükülerek oluşturuyor çoğu kez(burda değer yaratan ları almıyoruz tersine sürüden kitlelerden bahsediyoruz). Bir süre sonrada olduğunu bakalarının gözündeki adamdan başkası olamıyor. Şimdi burada nbbn.nin tezine yaklaştığımız düşünülebilir. Yani bundan kurtulmuştur insan o zaman daha özgürdür. Ama burda bilincini kaybetmiş artık başkasını gözündeki anlamla yaşayan insanlardan bahsediyoruz. Bu kişiler yazarken yada söylerkende netin içinde aynı yalanla kendini satıp beğendirmeye çalışıp eğilip bükülmez mi. Yani yalandan yalan yaratmak değil mi sonuç..
House of Duarden
Alıntı:
|
"Bir derin kuyuya benzer yalnız. Taş atmak kolaydır içine: ama bu taş dibe inecek olursa, deyin bana, kim çıkarabilir? Yalnızı incitmekten sakının! Ama incitecek olursanız, eh, artık öldürün de!" F.Nietzsche
|
|