Tekil Mesaj gösterimi
  #1 (permalink)  
Alt 15-10-2007, 00:52
maria - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
maria maria isimli Üye şimdilik offline konumundadır
...
 
Üyelik Tarihi: 27-08-2007
Nerden: izmir
Mesajlar: 1,088
Standart Elmanın Hiç Yarısı!*

"Doğaya ve insana ilişkin hiçbir gerçeklik yoktur ki bilimin/felsefenin konusu olmasın; insanın doğaüstülük varsayımı dahi, bir fenomen olmaktadır bu saptamaya uygun olarak. İmdi düşüncemizin temel izleğini bu şekilde oluşturduktan sonra, anlamayı deneyelim internetin ‘sanal insan’ını: Hani şu masal serimlerindeki ‘bir varmış bir yokmuş’un çağdaş versiyonu olan, bir varmış pir varmış: İnsanın ‘bedensiz varoluş’ olanağı! Freud’un psikoloji kuramını anımsar ve insan tekini kabaca, bilinç/bilinçdışı olarak iki bileşen olarak ele alırsak, buradaki ikilinin bilinç(ruh)/beden somutluğunda bir bütün ve dolayısıyla ‘sağlıklı’ olarak varolabileceğini, bunun dışındaki durumlarda ise bir ‘bölünme/yarılma’nın söz konusu olmakta gerektiğini anlayabiliriz. Tıpkı, rüya olgusunda olduğunca, rüya durumunda halen de bilinç(ruh) beden bütünlüğü devam ettiği halde bedenin uyku etkisinde aktif (canlı) olamamasının bilinci kontrolsüz bırakması sonucu ortaya çıkan, mantığa uymayan (uymak zorunluluğu bulunmayan) yaşantılarımızda olduğu gibi. Bu, rüya örneğinimizi unutmadan, insan varoluşunu interaktif etkileşim durumunda düşünürsek, ötekime kendimi ‘sunuşum’ bedensizdir ve dahi onun karşıma çıkmasında olduğu gibi: İki, ‘bedensiz bilinç!’ Ve, Freud’dan bu yana bilmekteyiz; bedenin denetiminden çıkan bilincin, tıpkı rüya olgusu benzeri ‘uçacağını.’ Bu ‘ilişki’de, ötekimin karşısına çıkan, ona ulaşan sadece bilincim( söz-yazı aracılığı ile) olmaktadır ki ‘beden dünyam’ dokunulmaz olarak bende kalır. Bedenim bilincime o anki keyfiyet durumumun dışında hiçbir yüklemede bulunmaz. Bulunsa bile, bu beden dünyayı, anında idealize etme ve dolayısıyla çarpıtarak yansıtma olanağım hazırdır elimin altında. Burada dönüp özetlersek, beden/bilinç bağlaşıklılığından özgürleşmiş bir bilinç durumu, bilincin kendi talileri olan bilinçdışı-bilinçaltı ile kontrolsüz bir etkileşime girerek ‘ideal varoluşu’ denemek olanağını elde etmiş olacaktır: Ben bu duruma,uyanıkken rüya görmek, diyorum.



Tam burada, bilişim teknolojisi aracılığıyla girilen ikili bir ilişkiyi düşünelim: Tamı tamına senin aradığınım ve kaygılanmana da gerek yok bu durumdan çünkü seni de kendi ölçülerime uydurarak alacağım senden!..



Ütopyaya ulaşılmıştır artık: Bir elmanın ‘hiç yarısı.’





*)Yazı içeriğinde denenmekte olan tez (iddia), “yatkın kişilik” varsayımını öncelemekte ve geneli kapsamamaktadır. nb.



(konuyu denemeyi sürdürmeye çalışacağım lakin eleştiri ve düzeltmelerle katkı verilir ise.nb.)"


03.04.2007
Nurol Banabak / Rize
Alıntı ile Cevapla