Tekil Mesaj gösterimi
  #11 (permalink)  
Alt 13-10-2007, 23:45
maria - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
maria maria isimli Üye şimdilik offline konumundadır
...
 
Üyelik Tarihi: 27-08-2007
Nerden: izmir
Mesajlar: 1,088
Alıntı:
λЯλΠΣL LiΠШΣLiΠ´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
Biz neden diğer Ülkelerin yapmıs oldukları aleni soykırımları tanımıyoruz?


Ayrıca bu tasarıya karsılık incirlik üssünden ABD ordusu kovulmalı,Abd ile dolaylı yoldan olan ilişkiler sınırsız duraklatılmalı,ABD'ye somur yaptırımlar uygulanmalı belki de misilleme yapılmalı ama bir an önce birsey yapılmalı...Fakat birde su soru var...Akp bu karar sonucunda ABD'e ne gibi yaptırımlar uygulayacak? bakalım görelim...
Rte de Kasım'da yapması planlanan ziyareti iptal edebilir mesela...) Ya da Fransa örneğinde olduğu gibi, bırakın soykırımı kabul etmeyi, inkarcıları cezalandırmaya yönelik yasalaştırmasına tepki olsun diye bir süre Fransa'yla ilgili askeri ihaleleri iptal etmesi ya da belleksiz halkımın Fransız mallarını protesto etmesi gibi bir takım çözümler bulunabilir, buna ne dersiniz...) Oysa ki Tsk'nın Amerikan silahlarıyla donatılmış olduğunu da unutuyoruz bunu derken, ya da İncirliği kapatsa sanki bir başka yerde konuşlanamayacağını.(Hele ki Irak halkının böylesi kanını döken bir barbar milletin ülkem sınırlarındaki bir üssü kullanmasından duyduğum sıkıntıyı anlatamam...)
Oysa ki şimdi Bush için iç siyasi etkiler daha önemli, malum seçim yaklaşıyor; eee Ermeni diasporasından da oy almayı umuyor.

Akp hükümeti de ihalede kozlarını açık etmiş ve batak durumda adeta.

Geçen Baskın Oran'ın pazar yazısını okudukça bu "terminolojik dayatmanın" nelere kadir olduğunu da anladım.

Bizim Ermenistanla ufak ufak ilişkilerimiz zaten var (bknz: enerji alanında). Hatta fakir Ermenistan vatandaşlarının da soykırım gibi bir dertleri değil, karınını doyurmak gibi bir kaygıları olduğunu da biliyoruz. Oysa onlar dışında dünyanın çeşitli yerlerinde bu meseleyi kurcalayan, iş edinen öyle çok kişi var ki...! Artık konunun başka bir zemine kaydığını görmemek saflıktan da öte.
Dikkat ediniz; Bush, Rice ve türevlerinden hemen hiçbiri böyle bir soykırım olmamıştır demiyor, engelleme çabalarının altında "bize zararı dokunur"la başlayan [(jeo)politik] kaygılardan başkacası da yok; yani o kaygılar da ortadan kalkınca zaten kabul edecekler, ha bugün ha yarın, bugün olsun güç olmasın diyesim geliyor.
Yavaş yavaş ikinci perde açılıyor.

Geçen haftaki Baskın Oran yazısını okumanızı tavsiye ediyorum...

"2) Bırakın sadece anlam bulanıklaşmasını, terimler itham hatta intikam aracına dönüştü. Ermeni diasporasının kimi üyelerine diyorsunuz ki, 1915 için ister "insanlık dışı katliam" deyin, ister "kitlesel öldürme" deyin, ister "etnik/dinsel temizlik" deyin, ama jenosit demeyin. Yok; illa ki jenosit diyecek. Onu "jenosit" dışında hiçbir terim "kesmiyor". Kesin bir intikamcılık (revanjizm) yapacak ki hem bulunduğu Batı ülkesinde genç kuşakların asimile olmalarını engelleyen bir "milli dava" sürdürsün hem de düşmanı durmadan tahrik ederek "dava"yı canlı tutsun. Rabbim kimseyi düşmansız kalma felaketine duçar eylemesin, mübarek günde amin. "

...

"Bu revanjizmin en belirgin uygulaması da bir soru: "Hemen söyle! Jenosit mi değil mi?". Bu terimi kullanmıyorsan artık sen bir 'denialist'sin. İnkârcı. Daha kötüsü de yok zaten. Oysa, jenosit deyince Türkiyeli insanın aklına gelen tek kavram Naziler ve ondan sonra da zaten deniz bitiyor. "1915'te İttihatçılar kötü şeyler yaptılar" diyorsun, elcevap: "Balkanlarda da Müslümanlar öldürüldü!". Moskova metrosunda "Hani trenler kırk saniyede bir gelir dediniz; yirmi dakikadır gelmedi!" diyen Amerikalı turiste Sovyet rehberin cevabı gibi: "Ama siz de zencileri öldürüyorsunuz!" "


Radikal-çevrimiçi / Radikal2 / 'Terör' ve 'jenosit' paralelliği
Alıntı ile Cevapla