“Yanılttınız beni Nb...
Hem de zekanıza, birikimize, yaşınıza ve yaklaşımınıza güvenerek hiçbir alanda, hiçbir konuda olmadığı kadar yanılttınız...”(maria)
ve üç nokta; burada sayılmayan konularda da ‘yanıltma’ söz-konusudur hâlâ
Bu yaptığınızı yaşınıza yakıştıramadım nb.!
“
paradoX Mesajlar: n/a
"Eleştirdiğiniz yaklaşımların benzerini kendiniz de yapıyorsunuz bilmem farkında mısınız? Öyle ki kadının hakkını aramayışını bile akılsızlıkla bağdaştırdınız. Kendi adıma konuşayım özellikle lise döneminde IQ testinden bahsettiniz diye söylüyorum lise1 de sınıf birincisiydim 2 ve 3 te ise 3. benden öncekilerde kız öğrencilerdi benden daha çok çalışıyor ama en çok çalışan erkek öğrenciden daha başarılı oluyorlardı, oluyorduk. Kadınlar üzerlerindeki baskının farkındalar, kendilerinin yanında olduğunu iddia edenlerin bile bir yerden sonra onları tamamen dünyevi ihtiyaçlar anlamında faydalanmak için kullanabileceklerinin bilincindeler. Siz bile bu dünyevi ihtiyaçtan bahsederken kadını aşağılar bir uslupla yorumluyorsunuz. Kadınlar asırlardır erkeklerin kabalıklarından dolayı bu kadar pasifler.Şimdi 100 puanlık bir uzman sorusu sizlere: Bir elmaya kanan mı yoksa kandıran mı aptaldır? "
Nbb.
“Sayın Abdulmuttalip efendi; (gerçek isminizin bu olmadığını düşünüyorum tabii)
İroni yöntemini zekice kullanarak yazdığınız gülmece metinlerine hayran olabilirim de, izninizle şimdilik sorunum, imza yazınıza alarak kişiliğinize eklediğiniz kanı! Lütfen açıklayabilir misiniz bize; bu veya başka bir ‘vatan’da yaşamanız, çağımızın henüz aşamamış olduğu bir siyasi zorunluluk iken, vatansız olmayı nasıl sahiplenebiliyor ve “alçak!” diyebiliyorsunuz vatanı yadsımayanlara?!
Diğer arkadaşlarımızdan da merak edenler olduğunu düşünüyorum, yazabilir misiniz bunu?
hamiş: gerçi yukarıda sizi eleştiren arkadaşa verdiğiniz yanıtı gördükten sonra düşünmedim deği, size muhatap olmasam mı”(nbb.)
Bu iki yazının neresinden çıkarmışsınız; “incelikli olmayan, hiç de zeka barındırmayan kışkırtmalı hakaretamiz cümlelerin
atılan üyenin hakaretlerinden farkı olmadığını, üstelik ilk başlatan ve fikirleri en kuru en kaba en mantıktan yoksun haliyle sözde "eleştirir" gibi yapıp…”// Evet, neresinden çıkardınız bu iki yazının, bu
kahir kanaatinizi;
hani dönüp üç dert kez daha okumama karşın çıkaramadım da ben.
Ve atlamışsınız sanıyorum, bu iki yazının hemen ardından sapıtmaya başladığını adamımızın!
Kendi kendini yüceltmelerle başlayarak sövme ile doruğuna vardırılan bir çizgi-dışı kişilik yapısı sergilenmektedir (A. Onay)
bu yazılarda. Ama kanımca, siz de diğer kimi üyeler gibi, adamın normal-dışı zekâsının cazibesine kapılarak göremediniz bütünü!..
Ve, nb.niz sizi yanıltmış oldu...
Heyhaaat!
Haşiş: paradox’un kazık sorusuna geç kalmış yanıtımdır: Soru: “Bir elmaya kanan mı yoksa kandıran mı aptaldır?” Yanıt: ben, kandırılanlardan oluyorum, nam-ı diğer, ‘aptal!’