Ne gerek var...
Şimdi önce ne diye ölümsüz olmak
Artur Schopenhauer in Hayatın Anlamı adlı kitabında çok güzel bir paragraf vardır.
"..Varsayalım insan soyu kandırılıp harşeyin kendiliğinden gelişip olgunlaştığı, sütlerin balların yerden kaynadığı, yiyeceklerin dallarından koparılmayı beklediği; herkesin gönlünden geçirdiğini hiç vakit kaybetmeksizin önünde bulluğu(Baya bi kutsal kitaplardaki cennet figürü) Utopia ülkesine götürüldü; o zaman ne yaprdı bu insanlar? Ya can sıkıntısından ölürlerdi, ya kendilerini asarlardı ya da olmadı birbirlerine dşerler, kavga dövüş birbirlerini boğup öldürürlerdi..."
şimdi yeterince sıkıcıyken zaten dünya, ona sonsuz katlanma duygusu bana o kadar uzak ki, böyle birşeyin gerçekleşmesini istemem açıkcası, o yüzden sonuçları üzerine tek yorumum sıkıcılığına katıldığım..
İki ufak bir ayrıtıyı atladığımızı düşünüyorum hala insan sadece bedensel yaşam süren bir organizma olarak mı var. Değerler yaratan insanların düşünceleri hala yaşamıyormu ben hala insanlığın ölümsüzlüğü yanlış yerde aradığını iddaa ediyorum bu öncülle..
House of Duarden
Alıntı:
|
"Bir derin kuyuya benzer yalnız. Taş atmak kolaydır içine: ama bu taş dibe inecek olursa, deyin bana, kim çıkarabilir? Yalnızı incitmekten sakının! Ama incitecek olursanız, eh, artık öldürün de!" F.Nietzsche
|
|