Devamını ilgiyle beklerken, yapayım arada parazitimi ben:
“…bilmekten-farkındalıktan hep nefret ettiğimi anımsıyorum...” (maria)
Ama bu, böylesi nefret, varoluştan nefret sayılmayacak mı? Varoluş eşiğindeki bir anınızda geçici bir ruh hali olarak düşünmek istiyorum bunu yazmanızı…
“…bu tiksinti verici, tüm dünyada ıstırap ve acı içinde bilgelik elde ediliyor ama aciz bedenlerimiz hep aynı yere konuyor!" (maria) Buradaki alıntı tümceniz (sanırım Tolstoy) ölümün düzleyiciliğine güzel bir betim olsa da, kendi hesabıma, ‘aynı yere konulan bedenin’ ölümümle benim olmaktan tümden çıktığını düşünüyorum ve sorun kalmıyor.
Dekaloglar, Cahil Periler?

sıyırdı yüzünü dünya / gördüm kimse ben değil
|