Tekil Mesaj gösterimi
  #13 (permalink)  
Alt 02-10-2007, 09:50
nbb. nbb. isimli Üye şimdilik offline konumundadır
kim bilir
 
Üyelik Tarihi: 23-09-2007
Nerden: Rize
Mesajlar: 69
Kendi kendisi için sorunsal olan insan!..

Yanılmıyorsam Satre’ın romanları üzerinden irdelemektesiniz, varoluşçu felsefeyi. İmdi burada ilerlemiş söze nasıl katılabilirim, nasıl katabilirim yeni soru imlerini ki? Yirminci YY.da kendini kendi önüne ‘sorunsal’ olarak koymuş olan insanın felsefesi; varoluşçuluk / Existentialisme: İnsanın varoluşunun anlamı, kendini gerçekleştirmesi, raslantılar içinde oluşu, güvensizliği… “güçsüzlüğü ve hiçliği içinde insan, zaman içinde ve tarihselliği içinde insan, ölüme mahkum bir varlık olan insan…” Burada ezcümle şöyle diyebilir miyiz; bütün şeyler ‘vardır’ sadece, yalnızca insan, bütün şeyler (varlık) içinde bir varoluş’a sahiptir. Ve bu varolan insan dahi yoksanamaz sonu dolayısıyla bir ‘varoluş’ olmaktan çıkarak varlıklardan bir varlık düzeyine düşer; tıpkı varoluş olarak da dünyaya düştüğü gibi bir zamanlar… Düşer. Çürüme ve hiçlik!.. İmdi bu bir zamanlar kendi varoluşuna sahip varlıktan geride kalan/kalabilen nedir: Varoluşun bir ‘ölümsüzlük olanağı’ var mıdır?

Düşünce/ruh!

Yazıda, eğer değer verilmiş ve saklanarak ileriye taşınmış bir yazı/yapıt bırakabilmişse ardında bir zamanlar varolan, fiziği aşmış sayılmalı mıdır? Mesela, peygamberler (din) bunun bir örneği olabilir mi? Aristo, Einstein olabilir mi? Kerem ile Aslı!..

Maria olabilir mi? nb. Olabilir mi?

En küçük bir olasılık bile varsa, niye alçakgönüllü olalım ki ölümsüzlük isteminde!

Ama ben daha bir cömert olmak isterim söz buraya gelince: Bir kez varolan, (varoluşunu yakalayan) bir daha asla yok olmaz!..

Belki elbirliği ile çıkarsayabiliriz buralardan bir ‘züğürt tesellisi,’ ne dersiniz?




sıyırdı yüzünü dünya / gördüm kimse ben değil
Alıntı ile Cevapla