Tekil Mesaj gösterimi
  #13 (permalink)  
Alt 01-10-2007, 11:25
fenasi fenasi isimli Üye şimdilik offline konumundadır
.........
 
Üyelik Tarihi: 21-08-2007
Yaş: 44
Mesajlar: 4,001
Blog Başlıkları: 1
Burda islamiyet ve kuralları adına tek doğru tespit ve yazı Sn. Cabir tarafından yazılanlardır. Diğer yazıların tamamı, yazanların şahsi düşünceleridir, islamiyetle ilgili değildir, verilen örneklerde zaten Sn. Cabir'in itiraz ettiği bozulmuş İslam'ın yanlış uygulanan şeklidir. Burda bahsedilen İslam ile yaşanan İslam arasında fark vardır. İslamın siyasileştirilmiş haline itirazda herkes hem fikirdir. Gerçi Şeriat zaten gerekli tüm yetileri içinde barındıran bir İslami çözümdür, ve burda asrı saadet denilen tanımda bunu içermektedir.

Şehit; dinsel bir tanımdır. Bu sözcüğün devletle yada milletle ilgisi ancak, İslam devleti adına ölünürse olabilir. Konu ile ilgili ayetleri ve hadisleri buraya yazıp konuyu boğmanın anlamı yok, isteyen araştırsın. Çok açık ve net bir tanımdır şehit. İnandığınız dini yada karşı çıktığınız fikri yazarken lütfen daha dikkatli olunuz. Şehit; Allah ve İslam adına canını ve malını seve seve verene denir.

Sn. Cabir, Atatürk'te ''Ben, manevi miras olarak hiçbir ayet, hiçbir doğma, hiçbir donmuş ve kalıplaşmış kural bırakmıyorum. Benim manevi mirasım Bilim ve Akıldır... Benden sonra beni benimsemek isteyenler, bu temel eksen üzerinde akıl ve ilmin rehberliğini kabul ederlerse, manevi mirasçılarım olurlar'' diyerek kendisinin putlaştırılmaması gerektiğinin altını çizerek, ardıllarına gerekli yöntemi belirtmiştir. Anıtkabire ziyaret olayı dini bir rütüel değil, siyasi bir eylemdir. Örneğin Oruç Baba'ya ziyaret dini bir rütüel olarak algılanırken ve yapılan ziyaretten maddi ve manevi bir beklenti varken, Anıtkabire yapılan ziyaretten ancak manevi bir haz alınabilir. Gerçi Atatürkü mehdi olarak gören, Alevi bir tarikatın içinden birisinin yapacağı ziyeretin, dini rütüel olması kaçınılmazdır, ama sizin ithamınızla ilgisi yoktur.

Alıntı:
Bize İslamiyet anlatılırken zorlamanın olmadığı, herkesin eşit olduğu, köleliğin, haksızlığın olmadığı, zorda kalmadıkça savaşılmaması gerektiğinin altını çizerek anlatıldı.
Size İslamiyetin içinde olmayan bir çok şey öğretilmiş malesef Sn. Jilan. Yukarda saydıklarınızdan sadece köleliğe cevap yazacağım, diğerlerini ise bayramdan sonra konu açarak işleyeceğim, bu konu yeteri kadar dağıldı bir de ben yapmayayım. İslam köleliği yasaklamaz, İslam köleliği yok etmemiştir, kölelik bir uygulama ve kurum olarak İslamiyette vardır ve günümüz de uygulanması için İslami açıdan herhangi bir sakınca yoktur. Kuran da ve Hadisler de konu çok açık bir şekilde açıklanmıştır. İslam sadece üstü kapalı olarak hadislerde, köleliğin mümkünse yapılmamasının iyi olacağı, ama yapılmasında bir engel olmadığı yönünde beyanda bulunurken, Kölelik yoktur demek, İnandığınız dini iyi bilmediğiniz yada çarpıttığınız anlamına gelir, konuyu iyice araştırırsanız haklılığımı göreceksiniz.

Sn. Lynx'in çağrısını birde ben yineliyorum, şahıslara değilde fikirlere saldırırsanız konuyu açmanın ve tartışmanın anlamı ve manası olacaktır. Bir fikrin saçmalığını bilmek bir şeydir, o saçma fikre inanan kişiyi kırmadan fikrinizi anlatmak başka şeydir.

Şeriat; İslamiyet açısından, Kuran da ve hadislerde yazdığı gibi, Allahın emrettiği yasalar ve kurallardır. Uygulanması her müslüman için zorunludur. İslamiyet, laik bir din değildir, böyle olması da gayet doğaldır çünkü bir doğmadır. İslamiyet açısından din ve devlet birdir, o yüzden popüler adıyla radikal İslamcılar şeriat derler. Yukarda ki şehit tanımını alıp, devlet, laiklik vb. tüm tanımlara uygulayıp aynı cevabı alabilirsiniz. Tarif açık ne nettir; İslam devleti dışındaki her şey günah ve yasaktır.

Alıntı:
Peki laik sistemin içindeki müslüman halkı bir asker koruyorsa,ona şehit değildir demek uygun mudur islamca?
Örneğin bu sorunun cevabı İslamiyete göre, şehit değil niyazidir malesef.
Alıntı ile Cevapla